Kelimeler arşivinde; içinde "asta" olan, toplam 166 tane kelime bulunuyor. İçerisinde asta bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu asta ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında asta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KUSMAULLHASTALIĞI, MASTADENOVİRÜSLER
ADDİSONHASTALIĞI, GUMBOROHASTALIĞI, POSADASHASTALIĞI, TANGİERHASTALIĞI
ANAPLAZMODASTAT, HASTALANABİLMEK, HODKİNHASTALIĞI, LAFORAHASTALIĞI, TYZZERHASTALIĞI
CARREHASTALIĞI, DERZYHASTALIĞI, HASTALANABİLME, HASTALANDIRMAK, JOHNEHASTALIĞI, KASTAMONULULUK
NİŞASTALANMAK, HASTALANDIRMA, LEGGHASTALIĞI, LYMEHASTALIĞI
NİŞASTACILIK, NİŞASTALANMA, MAVİHASTALIK, CEPHASTALIĞI, GELİNDASTARI, İNCEHASTALIK, KASTARLANMAK, MASTADENİTİS, PASTANECİLİK, TERHASTALIĞI
ASTARLANMAK, ASTARLATMAK, HASTALANMAK, KASTARCILIK, KASTARLAMAK, ASTAKSANTİN, DASTARLAMAK, EMİRDASTARI, ERKEKMASTAR, FASTAKLAMAK, GASTAKLAMAK, KASTAMONULU, KASTARLANMA, MASTARBASKI, PASTAFLAMAK, PASTAGOMLAK, TABANASTARI
ASTARLAMAK, HASTALANMA, HASTALIKLI, KASTANYOLA, PASTACILIK, ASTARLANMA, ASTARLATMA, BASTACILIK, HASTALANIŞ, HASTANELİK, KASTARLAMA, LOVASTATİN, MASTALAMAK, METASTATİK, MEVASTATİN
ASTARLAMA, KASTAMONU, KASTANYET, ANASTATİK, BASTAMBAK, BASTANBAK, BASTANCAK, DİYASTAZİ, HASTACAĞI, KARAASTAR, NİŞASTACI, PASTANECİ, YASTANCAK, YASTANMAK
ASTARLIK, DİYASTAZ, HASTALIK, KASTARCI, KASTARLI, MAKASTAR, METASTAZ, TASTAMAM, YASTAĞAÇ, YASTAMAK, ANKASTAN, ASTACURA, ASTARSIZ, BADASTAN, BASTABAN, BASTAMBA, BASTARDA, GOLASTAR, HALASTAR, HASTACIL, HASTARLA, HASTAVUÇ, INGASTAN, MASTALIH, PASTAFÇI, PASTAKLI, PASTALLI, PASTAVCI, TASTABAŞ, TASTARAK, Devamını Oku »»
ASTARLI, ASTARYA, ASTASIM, ASTATİN, HASTANE, KANASTA, MASTARA, NİŞASTA, PASTACI, PASTALI, PASTANE, YASTAMA, ASTARAK, BASTACI, BASTACİ, CASTANA, ELASTAZ, ESASTAN, HASTACA, HASTALI, HASTAUŞ, KASTARA, MASTABA, MASTAFA, YASTAAÇ
ARASTA, KASTAR, MASTAR, PASTAL, PASTAV, BASTAK, BASTAN, CASTAL, CASTAV, DASTAR, ESASTA, GASTAN, HASTAT, KASTAL, PASTAF, TASTAK, TASTAR, YASTAÇ, YASTAM, YASTAN
ASTAR, ASTAT, HASTA, LASTA, PASTA, ASTAM, ASTAN, ASTAP, BASTA, MASTA, VASTA
ASTA
ASTA
Yavaş: Asta gitki sana yetişebileyim. Hasta.
CARREHASTALIĞI
Köpek gençlik hastalığı.
POSADASHASTALIĞI
Koksidiomikozis.
HASTALANABİLME
Hastalanabilmek işi.
ANAPLAZMODASTAT
Hayvanlarda anaplazmozisin kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerden herhangi biri.
HASTALANABİLMEK
Hastalanma olasılığı bulunmak.
MASTADENOVİRÜSLER
Adenoviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
LAFORAHASTALIĞI
Köpeklerde otozomal çekinik, ergenlikle birlikte görülmeye başlayan, sara nöbetleri ve zihin bozukluklarıyla belirgin ölümcül kalıtsal hastalık. Köpeklerdeki hastalık tablosu insanlara model oluşturacak kadar benzerlik gösterir.
TYZZERHASTALIĞI
Laboratuvar kemiricilerinde karaciğerde birkaç milimetre çapında pıhtılaşma nekrozu, hafif yangısal infiltrasyon ve nekroz odaklarının çevresindeki karaciğer hücreler içinde Bacillus piliformis'in varlığıyla belirgin bakteriyel hastalık, Bacillus piliformis enfeksiyonu. Etkenin izolasyonu güç olduğundan, doku kesitlerinde gümüşleme teknikleriyle ortaya konması teşhis için önemlidir. Hastalığa tay, köpek ve kedilerde de rastlanır.
TANGİERHASTALIĞI
Plazma lipoproteinlerinden alfa-lipoproteinin yokluğu, kolesterol esterlerinin tüm retiküloendoteliyal dokularda depolanması ve bademciklerin büyük ve portakal sarısı renkte olmasıyla belirgin hastalık.
HASTALANDIRMAK
Hasta etmek, hastalanmasına sebep olmak.
GUMBOROHASTALIĞI
Enfeksiyöz bursal hastalık.
KUSMAULLHASTALIĞI
Poliarteritis nodoza.
DERZYHASTALIĞI
Kaz parvovirüs enfeksiyonu.
HODKİNHASTALIĞI
Lenfoid dokunun temel unsuru olan ilkel retikülüm hücrelerinden kök alan, insanlara özgü, özellikle boyun ve göğüs bölgesindeki lenf yumrularında gelişen kötücül bir tümöral hastalık. Hayvanlarda da Hodgkin hastalığı benzeri tümörlere rastlanır.
ADDİSONHASTALIĞI
Birincil hipoadrenokortisizm.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AĞLI
Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
AĞIRCA
Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AKLİYECİ
Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.