Sonu ASTA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "asta" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu asta ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında asta olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde asta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

KANASTA, NİŞASTA

6 harfli kelimeler

ARASTA, ESASTA

5 harfli kelimeler

HASTA, LASTA, PASTA, BASTA, MASTA, VASTA

4 harfli kelimeler

ASTA

Bazı kelimelerin anlamları

ASTA

Yavaş: Asta gitki sana yetişebileyim. Hasta.

ESASTA

Aslında.

NİŞASTA

Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde.

HASTA

Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

MASTA

Üvendire. Büyük, kalın ve uzun. Öküzle çift sürülürken kullanılan ucu çivili uzun değnek. Ucunda çivi olan uzun sopa.

VASTA

Al, hile. Vasıta.

ARASTA

Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.

BASTA

Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.

LASTA

Kuzey Avrupa'da kullanılan, 2000 kilograma yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi.

PASTA

İçine katılmış türlü maddelerle özel bir tat verilmiş, fırında veya başka bir yolla pişirilerek hazırlanmış bir tür hamur tatlısı. Otomobillerin gerçek renklerini ortaya çıkarmak ve parlatmak için kullanılan özel karışım. Giysilerde dikişli kıvrım.

KANASTA

Bir tür kâğıt oyunu.

  -   -   -  

Anlamında ASTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ASTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFİYET

Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

ABANA

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

AKLİYECİ

Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.

AĞLI

Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

AKSE

Hastalık nöbeti, kriz.

AKSONA

Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

AĞBENEKLİLİK

Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).