Kelimeler arşivi içinde; başında "asta" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. asta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu asta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde asta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ASTAKSANTİN, ASTARLATMAK, ASTARLANMAK
ASTARLATMA, ASTARLANMA, ASTARLAMAK
ASTARLAMA
ASTACURA, ASTARSIZ, ASTARLIK
ASTARAK, ASTARLI, ASTARYA, ASTASIM, ASTATİN
ASTAR, ASTAP, ASTAN, ASTAM, ASTAT
ASTA
ASTA
Yavaş: Asta gitki sana yetişebileyim. Hasta.
ASTARLAMA
Astarlamak işi.
ASTAKSANTİN
Özellikle salmonidlerde ete pempemsi rengi veren, mikroalglerde ve krusteselerde bol miktarda bulunan bir karotenoit pigmenti. Yumurta sarısı ve tereyağı gibi hayvansal ürünlerin renginin portakal sarısı renkte olmasını sağlayan ve ıstakozda fazla miktarda bulunan renk maddesi.
ASTARYA
Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre.
ASTARAK
Tavan arası. Tavan ağaçlarının sonundaki aralık. Yüksek yer.
ASTACURA
Kerevitler.
ASTATİN
Astat.
ASTARLATMAK
Astar yaptırmak veya geçirtmek.
ASTARLANMAK
Astar geçirilmek.
ASTASIM
Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.
ASTARLATMA
Astarlatmak işi.
ASTARLANMA
Astarlanmak işi.
ASTARLAMAK
Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.
ASTARLI
Astar geçirilmiş, astarlanmış.
ASTARSIZ
Astarı olmayan.
ASTARLIK
Astar olmaya elverişli (kumaş vb.).
Bu bölümde tanımı içerisinde ASTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
AĞIRCA
Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AĞLI
Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
AKLİYECİ
Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.