ASTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "asta" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. asta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu asta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde asta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ASTAKSANTİN, ASTARLATMAK, ASTARLANMAK

10 harfli kelimeler

ASTARLATMA, ASTARLANMA, ASTARLAMAK

9 harfli kelimeler

ASTARLAMA

8 harfli kelimeler

ASTACURA, ASTARSIZ, ASTARLIK

7 harfli kelimeler

ASTARAK, ASTARLI, ASTARYA, ASTASIM, ASTATİN

5 harfli kelimeler

ASTAR, ASTAP, ASTAN, ASTAM, ASTAT

4 harfli kelimeler

ASTA

Bazı kelimelerin anlamları

ASTA

Yavaş: Asta gitki sana yetişebileyim. Hasta.

ASTARLAMA

Astarlamak işi.

ASTAKSANTİN

Özellikle salmonidlerde ete pempemsi rengi veren, mikroalglerde ve krusteselerde bol miktarda bulunan bir karotenoit pigmenti. Yumurta sarısı ve tereyağı gibi hayvansal ürünlerin renginin portakal sarısı renkte olmasını sağlayan ve ıstakozda fazla miktarda bulunan renk maddesi.

ASTARYA

Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre.

ASTARAK

Tavan arası. Tavan ağaçlarının sonundaki aralık. Yüksek yer.

ASTACURA

Kerevitler.

ASTATİN

Astat.

ASTARLATMAK

Astar yaptırmak veya geçirtmek.

ASTARLANMAK

Astar geçirilmek.

ASTASIM

Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.

ASTARLATMA

Astarlatmak işi.

ASTARLANMA

Astarlanmak işi.

ASTARLAMAK

Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.

ASTARLI

Astar geçirilmiş, astarlanmış.

ASTARSIZ

Astarı olmayan.

ASTARLIK

Astar olmaya elverişli (kumaş vb.).

  -   -   -  

Anlamında ASTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ASTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

ABANA

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

AFİYET

Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

AKSE

Hastalık nöbeti, kriz.

AĞBENEKLİLİK

Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AĞLI

Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

AKLİYECİ

Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AKSONA

Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.