Kelimeler arşivinde; içinde "argı" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde argı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu argı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında argı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YARGILANABİLMEK, YARGILATABİLMEK, YARGILAYABİLMEK
KARGIBAYRAMLAR, KARGINKIZIKÖZÜ, KARGINSELİMAĞA, YARGILANABİLME, YARGILATABİLME, YARGILAYABİLME
KARGINIŞIKLAR
DARGINLAŞMAK, BÜYÜKKARGILI, DEVECİKARGIN, KARGINYENİCE
DARGINLAŞMA, KARGIŞLAMAK, YARGILANMAK, GARGIŞLAMAK, KARGIPINARI, SARGIKAZIĞI, YARGILATMAK, YARGILLAMAK, YUKARIARGIT, ZARGILANMAK
BAŞYARGICI, SARGILAMAK, YARGICILIK, YARGILAMAK, YARGILANIŞ, YARGILANMA, AŞAĞIARGIT, DEDEKARGIN, DEREKARGIN, KAPIKARGIN, KARGILAMAK, KARGINKÜRÜ, KARGINMEŞE, KARGIŞLAMA, SARGINKAYA, YARGICILAR, YARGILATMA, YARGILAYIŞ, YARGINDALI
DARGINLIK, KARGILAMA, SARGILAMA, YARGIÇLIK, YARGILAMA, APARGINEN, ARGITHANI, GARGINLIK, KARGIDALI, KARGINALP, KARGINCIK, KARGINLIK, KARGIŞMAK, UZUNARGIT, YARGINLIK
ARGINLIK, KARGILIK, KARGIMAK, KARGIŞLI, SARGISIZ, YARGIEVİ, YARGISAL, ARGIDAAL, ARGINCIK, ARGITMAK, GARGILIK, HARGIŞDA, KABARGIÇ, KARGICAK, SARGINAL, TAMBARGI, YARGILIK, YARGITAY
KARGIMA, POLARGI, SARGILI, YARGICI, ARGIMAK, KARGILI, ÖNYARGI, SARGILT, ŞARGIDA, YUKARGI
DARGIN, KARGIN, KARGIŞ, SARGIN, YARGIÇ, DARGIL, GARGIN, GARGIŞ, TARGIL, VARGIN, YARGIN
ARGIN, ARGIT, KARGI, SARGI, VARGI, YARGI, ARGIÇ, ARGIL, ARGIŞ, ÇARGI, GARGI, PARGI, ZARGI
ARGI
ARGI
Ağrı. Ağrı, sızı, acı.
KARGINIŞIKLAR
Manisa ili, Yarbasan nahiyesine bağlı bir bölge.
YARGILAYABİLME
Yargılayabilmek işi.
DARGINLAŞMAK
Dargın bir durum almak.
YARGILAYABİLMEK
Yargılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVECİKARGIN
Tokat ilinde, Artova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YARGILANABİLME
Yargılanabilmek işi.
KARGINSELİMAĞA
Kırşehir ili, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KARGINKIZIKÖZÜ
Kırşehir ilinde, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BÜYÜKKARGILI
Şanlıurfa şehri, Akziyaret nahiyesine bağlı bir bölge.
KARGINYENİCE
Kırşehir kenti, Kaman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YARGILANABİLMEK
Yargılanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DARGINLAŞMA
Dargınlaşmak işi.
YARGILATABİLME
Yargılatabilmek işi.
KARGIBAYRAMLAR
Bolu ili, Dörtdivan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YARGILATABİLMEK
Yargılatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARGI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BANDAJLATMAK
Sargı ile sardırmak, bandaj yaptırmak.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
BANDAJLAMAK
Sargı ile sarmak.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
ASTASIM
Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
BANDAJ
Sargı ile sarma. Bağ, sargı.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
BADERNA
Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
ALKIŞ
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
AZIMSAMAK
Bir şeyin umulduğundan az olduğu yargısına varmak, az görmek, az bulmak.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AYRILIK
Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
BARIŞIK
Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.