Kelimeler arşivinde; içinde "argo" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde argo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu argo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında argo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ARGOLAŞTIRMAK
ARGOLAŞTIRMA
ARGOLAŞMAK, KARGOCULUK
ARGOLAŞMA
KOLARGOL, JARGONYA
AMBARGO, ARGONOT, ARGOSUZ, KARGOCU
SARGOZ, SARGON, HARGOS, JARGON, ARGOLU
LARGO, KARGO, ARGON, MARGO
ARGO
ARGO
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.
JARGON
Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı.
ARGOSUZ
İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
SARGON
Bir çeşit kılıç balığı.
JARGONYA
Zirkonyum oksit.
HARGOS
Saban izi.
ARGOLAŞMA
Argolaşmak durumu.
SARGOZ
Bir çeşit kılıç balığı. Derinliği 150 m arasında kumlu, kayalık, algli zeminlerde ve deniz çayırlarında yaşayan, boyları 45 cm olabilen, vücudunun yanlarında 9 adet dikey şeritle kuyruk sapının önünde koyu bir bant bulunan, tüm denizlerimizde dağılım gösteren demersal bir tür, sarıgöz.
KOLARGOL
İndirgenme ile oluşturulmuş ve yumurta albumini ile kararlı hale getirilmiş kolloidal gümüş ve gümüş oksit.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
ARGOLAŞMAK
Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.
KARGOCU
Kargo işiyle uğraşan kimse.
ARGOLAŞTIRMA
Argolaştırmak durumu.
KARGOCULUK
Kargocunun yaptığı iş.
ARGOLAŞTIRMAK
Argo özelliği kazandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARGO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FURİ
(Doğaçlama): Türk doğaçlama tiyatrosunda alkış anlamına gelen argo sözcük. Alkış.
AR
100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.
CUD
(Argo) Gölge oyunu'nda Yahudi tasvirine verilen ad. bk. Yahudi. Tiplerden Yahudi'ye verilen addır. Karagözcüler de bu "tasvir" i bu adla anarlar.
ARGOLU
İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).
KURYE
Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse. Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kimse. Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. Uçakla gönderilen mektup, koli veya havale.
LARGHETTO
Bir parça largodan çabuk ve hafif çalınarak. Bu biçimde çalınan müzik parçası.
GERMEÇ
Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde. Ağaçtan yapılan su oluğu. Çit kapısı. Çalı çırpıdan yapılan çit. Çamaşır ipi. Köz üzerinde bütün olarak kızartılmış piliç, kuş ve benzerleri hayvanlar. Su değirmeni oluklarında, kanallarda suyu kesmek, dışarı akıtmak için kullanılan tahta ya da sac kapak, sürgü. Sürekli açık ya da büyük ağız (argo). Kapı, pencere üstlerine konulan taş ya da ağaç. Ateş üzerinde tavuk, hindi ya da kuzu pişirme. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya).
HAMPA
Akılsız, budala. Sırt, omuz: Ne hampama binip duruyorsun?. Para ve emek harcamadan kazanılan şey. Çayırın paylaşılan her bir parçası. Zengin: Çok çalışmakla hampa mı olacaksın?. Bir şeyi almaya hazır olma. Hırsızlara yataklık eden kişi. Aracı kadın. Toptancı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak yeri: Bu toprak hampasız belle bellenmez. Yarışmacı, yarışıcı. Uygun zaman, elverişli durum. Parasız (argo).
DÜKKAN
Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.
CIZLANMAK
(Argo) Gölge oyunu'nda, Külhanbey ve Matiz tarafından bir yere gitmek anlamında kullanılan deyim. Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından "bir yerden gitmek" anlamına kullanılan argo süzcük.
GACO
Çingene. Torik yavrusu. Sevgili. (Argo) Türk gölge oyunu'nda kadın. Kadın.
HAGARAGORT
1 -Türk doğaçlama tiyatrosunda tragedya için kullanılan argo sözcük. Tanzimat tiyatrosunda acılı oyunlar için kullanılan argo sözcük. Tiran, hain, düşman rolü. haile. Eski Türk tiyatrosunda tragedyaya ve melodrama verilen ad. (Ermenice) Tiran, hain, düşman rolü.
CIMBILDAK
Sütsüz, soysuz. Yaramaz. Her şeye karışan, ukala. Arsız. Oynak. Dönek, sözünün eri olmayan. Soysuz, sütü bozuk (argo).
BASDIRMAH
Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Yemek (argo): Yemeği iyice basdırdın mı?.
ENGELLEYİM
Ambargo.
HATEM
(Argo) Türk gölge oyunu argosunda zil. Gölge oyunumuzda çalınan zile Karagöz ustalarının verdiği ad. Mühür. Cömert. Son, en son, sonuncu.
KÜLHANBEYİ
Kendilerine özgü giyinişi olan, argo kullanan, başıboş, haylaz delikanlı, serseri, hayta, külhani.
BAYINMAK
Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.
HABE
Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.
POSTAHANE
Postaevi. Posta gönderme kuruluşu. Kargo veya lojistik destek sağlayan yer.