Kelimeler arşivinde; içinde "anır" olan, toplam 65 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anır bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu anır ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anır olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
UYGULANIRLIK, MÜSLÜMANIRAK
KANIRTMAÇLI, TOPLANIRLIK, HAKTANIRLIK
ZANIRLAMAK, ANIRLANMAK, YANIRDAMAK, DAYANIRLIK, KİTAPTANIR, KANIRILMAK, ANIRTLAMAK
ANIRSIMAK, GANIRTMEÇ, KANIRTMAK, KANIRTMAÇ, SANIRTMAK, GANIRTMAK, GANIRTMAÇ, İNANIRLIK, TÜRKTANIR
GANIRTMA, GANIRMUK, KANIRMUK, SANIRALI, SANIRAMA, SANIRDAK, TANIRCAN, TANIRMAK, YANIRMAK, GANIRMAH, ANIRTMAÇ, ANIRTLAN, ANIRTKAN, ANIRTMAK, HAKTANIR, KANIRMAK, KANIRTMA, GANIRMAK
ANIRDAK, ANIRMAK, YANIRLI, YANIRAK, ANIRTMA, KANIRMA, TANIRER, GANIRIK, ÖZTANIR, ANIRGAN, MİNANIR, ANIRKAN, ANIRŞAK, KANIRIK
ANIRMA, SANIRA, ANIRIŞ, ANIRTI, İNANIR, ADANIR
YANIR, ANIRI, TANIR, ZANIR, SANIR
ANIR
ANIR
Taraf, yön: Tepe anırında bir ışık var. Onur, kibir.
KANIRTMAÇLI
Etkili (söz için).
DAYANIRLIK
Direnç, mukavemet.
TOPLANIRLIK
Bir dizi özdecik arasındaki gerilim erkesinin, ikişer, üçer... özdecikarası gerilim erkelerinin toplamı olarak yazılabilmesi. Tümün sayısal bir özelliğinin, bu tümü oluşturan parçaların özellikleri toplamına eşit olması.
UYGULANIRLIK
Bir gözlem ya da ölçme aracının ilgili evren ya da ölçüm konusunda öngörülen sonuçları elde edebilme yeteneği.
ZANIRLAMAK
Çıkışmak, azarlamak.
MÜSLÜMANIRAK
Müslümanca.
YANIRDAMAK
Yanlış ve boş sözlerle gevezelik etmek.
ANIRTLAMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak.
KANIRTMAK
Büküp zorlayarak yerinden oynatmak.
ANIRLANMAK
Büyüklenmek, onurlanmak.
KANIRILMAK
Sırt üstü yere düşmek.
GANIRTMEÇ
Yeniden dikip filizlendirmek için ağaçtan koparılan dal. Ağacın, asılınca kopabilecek dalı: Ganırtmece oturmuşun, düşeceksin.
KİTAPTANIR
Kitapları çok iyi tanıyan, kitaplar üstüne bilgisi olan kişi. bk. kitapbilir.
HAKTANIRLIK
Haktanır olma durumu, hakşinaslık.
ANIRSIMAK
Et kokmaya, bozulmaya yüz tutmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HARE
Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.
HAFNİYUM
Atom numarası 72, atom ağırlığı 178,6 olan, az rastlanır bir element (simgesi Hf).
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
HAKŞİNAS
Haktanır.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
EVSİN
Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer.
HAKŞİNASLIK
Haktanırlık.
GÜLDÜRÜ
Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.
GÜVERCİNBOYNU
Yeşil, mavi ve pembe arasında dalgalanır gibi görünen renk. Bu renkte olan.
ANIRMA
Anırmak işi.
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
ISINMAK
Sıcak duruma gelmek. Var olan gerginlik sona ermek. Üşümesini gidermek. Yadırgamaz olmak, hoşlanır olmak, alışmak, benimsemek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ANIRTMA
Anırtmak işi.
ANIRIŞ
Anırma işi.
DENSİZLEŞMEK
Yakışıksız ve saygısızca davranır duruma gelmek.
KADINLAŞMAK
Kadına benzer bir durum almak. Erkek kadın gibi davranır duruma gelmek.
ANIRTI
Eşeğin anırırken çıkardığı sesin adı.
ANIRTMAK
Anırmasını sağlamak.
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.