Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anır" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında anır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KİTAPTANIR
TÜRKTANIR
HAKTANIR
MİNANIR, ÖZTANIR
ADANIR, İNANIR
SANIR, TANIR, YANIR, ZANIR
ANIR
ANIR
Taraf, yön: Tepe anırında bir ışık var. Onur, kibir.
MİNANIR
Bir çeşit deniz balığı.
TANIR
Anımsayan. Bilip ayıran, seçen. Erzurum şehrinde, Hınıs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gaziantep ili, Nizip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş ilinde, Tanır nahiyesine bağlı bir yer.
ADANIR
Ad alan, ünlenen kimse, şanlı, şöhretli.
KİTAPTANIR
Kitapları çok iyi tanıyan, kitaplar üstüne bilgisi olan kişi. bk. kitapbilir.
İNANIR
İnanan, inançlı.
HAKTANIR
Herkesin hakkını gözeten (kimse), hakşinas.
SANIR
Su bölümü çizgisi, suçatı.
TÜRKTANIR
Tunceli şehrinde, Hozat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÖZTANIR
Kendini tanıyan, bilen kimse.
ZANIR
Paylama.
YANIR
Sırt. Yük ve binek hayvanının sırtında, eğer ve semerin açtığı yara. Sırtı yaralı. Böğür. Hayvanların sırtında açılan yara. Sağaltma amacıyla dağlamak yüzünden açılan yara. Yara. Yaka kiri. Çamsakızı. Yanar (nesne için). Çamsakızı, reçine.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAKTANIRLIK
Haktanır olma durumu, hakşinaslık.
ANIRIŞ
Anırma işi.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
DENSİZLEŞMEK
Yakışıksız ve saygısızca davranır duruma gelmek.
GÜVERCİNBOYNU
Yeşil, mavi ve pembe arasında dalgalanır gibi görünen renk. Bu renkte olan.
HAKŞİNAS
Haktanır.
ANIRTI
Eşeğin anırırken çıkardığı sesin adı.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
HARE
Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
ANIRMA
Anırmak işi.
HAKŞİNASLIK
Haktanırlık.
HAFNİYUM
Atom numarası 72, atom ağırlığı 178,6 olan, az rastlanır bir element (simgesi Hf).
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.
ANIRTMAK
Anırmasını sağlamak.
ISINMAK
Sıcak duruma gelmek. Var olan gerginlik sona ermek. Üşümesini gidermek. Yadırgamaz olmak, hoşlanır olmak, alışmak, benimsemek.
GÜLDÜRÜ
Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.
ANIRTMA
Anırtmak işi.
EVSİN
Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer.