Kelimeler arşivinde; içinde "alt" olan, toplam 817 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DOKUZALTMIŞBEŞLİK, ALTIYARIKLIGİLLER, CÜZDANBOŞALTTIRAN
ALTERNATİFSİZLİK, YEDİALTMIŞBEŞLİK, ASFALTLANABİLMEK, ASFALTLATABİLMEK, ASFALTLAYABİLMEK, NORBİNALTURFİMİN
ALTERNATİFLİLİK, ANTİPERİSTALTİK, ASFALTLANABİLME, ASFALTLATABİLME, ASFALTLAYABİLME, BALTACIKUYUCAĞI, BALTALANABİLMEK, BALTALAYABİLMEK, BALTALAYIVERMEK, BOŞALTILABİLMEK, BOŞALTILIVERMEK, BÜYÜKALTINBULAK, ÇOĞALTILABİLMEK, KÜÇÜKALTINBULAK
DENİZALTICILIK, BALTACIKERKEĞİ, BALTALANABİLME, BALTALAYABİLME, BALTALAYICILIK, BALTALAYIVERME, BOŞALTILABİLME, BOŞALTILIVERME, ÇOĞALTILABİLME, SERİRİSALTANAT
ALTERNATİFSİZ, DAMARDARALTAN, SALTANATÇILIK, ALTMIŞDÖRTLÜK, ALÇALTABİLMEK, ALÇALTIVERMEK, ALTHAVAYUVARI, ALTIKARDEŞLER, ALTINSİNEKLER, ALTYAZILAYICI, BOŞALTABİLMEK, BOŞALTIVERMEK, BUNALTABİLMEK, BÜYÜKALTIAĞAÇ, ÇOĞALTABİLMEK, ÇOĞALTIVERMEK, IŞILÇOĞALTICI, KANGALTEKKESİ, KISALTABİLMEK, KÜÇÜKALTIAĞAÇ, ZEYTİNBALTASI
ALTERNATİFLİ, ASFALTLANMAK, KISALTTIRMAK, YALTAKLANMAK, DOLDURBOŞALT, ALÇALTABİLME, ALÇALTIVERME, ALTINHÜSEYİN, ALTINKELEBEK, ALTTUTMANLIK, ASFALTLATMAK, BALTASARILAR, BOŞALTABİLME, BOŞALTIVERME, BUNALTABİLME, ÇALTILIÇUKUR, ÇOĞALTABİLME, ÇOĞALTIVERME, ÇOĞALTTIRMAK, DEĞİRMENALTI, DELİBALTALIK, EMERBOŞALTIM, ESKİALTINTAŞ, GARALTILAMAK, KARALTILAMAK, KISALTABİLME, ÖTEKTOİDALTI, PALTAZIMBASI, PERİSTALTİZM, RALTİTREKSET, Devamını Oku »»
ALTINLAŞMAK, ASFALTLAMAK, ASFALTLANMA, BALTALAYICI, BOŞALTILMAK, BUNALTILMAK, DARALTILMAK, DENİZALTICI, HALTERCİLİK, KAHVALTILIK, KALTABANLIK, KISALTILMAK, KISALTTIRMA, SALTANATSIZ, YALTAKÇILIK, YALTAKLANIŞ, YALTAKLANMA, YOĞALTILMAK, ALÇALTILMAK, ALTAİKOYUNU, ALTIBOĞUMLU, ALTINTOPRAK, ALTINYAPRAK, ALTIŞARLAMA, ALTSALINCAK, ALTYAZILAMA, ASFALTLATMA, AYAKBALTASI, BALTAKESMEZ, BALTALANMAK, Devamını Oku »»
ALTAYİSTİK, ALTERNATİF, ALTERNATÖR, ALTIKARDEŞ, ALTINCILIK, ALTINYAYLA, ALTIPARMAK, ALTIPATLAR, ALTMIŞINCI, ALTUNHİSAR, ALTYAPISAL, BALTALAMAK, BARDAKALTI, BAYRAKALTI, BİLİNÇALTI, KAHVALTICI, KAYMAKALTI, MALTLANMAK, NORMALALTI, SALTANATÇI, SALTANATLI, YOĞALTILMA, RÜZGARALTI, YASTIKALTI, ALTINBEŞİK, ALTMIŞALTI, ALÇALTILIŞ, ALÇALTILMA, ALTALANMAK, ALTAZITMAK, Devamını Oku »»
ALÇALTMAK, ALTINEKİN, ALTINIMSI, ALTINOLUK, ALTİMETRE, ALTMIŞLIK, BALTALAMA, BOŞALTMAK, BUNALTMAK, ÇOĞALTICI, ÇOĞALTMAK, DALTONİZM, DARALTICI, DARALTMAK, DOMALTMAK, HASIRALTI, KALTAKLIK, KISALTMAK, KOCALTMAK, KONTRALTO, KUBBEALTI, MALTLANMA, SAĞALTICI, SAĞALTMAK, SALTÇILIK, SİLAHALTI, YALTAKLIK, YEMEKALTI, YOĞALTMAK, ONALTILIK, Devamını Oku »»
ALÇALTIŞ, ALÇALTMA, ALTAYİST, ALTINBAŞ, ALTINDAĞ, ALTINOVA, ALTINÖZÜ, ALTINTAŞ, ALTINTOP, ALTLAMAK, ALTMIŞAR, ASFALTİT, AYAKALTI, AZALTMAK, BALTABAŞ, BALTACIK, BALTALIK, BOŞALTAÇ, BOŞALTIM, BOŞALTMA, BUNALTMA, ÇALTILIK, ÇOĞALTIM, ÇOĞALTIŞ, ÇOĞALTMA, DALTABAN, DARALTMA, DOMALTMA, HALTERCİ, KAHVALTI, Devamını Oku »»
ALÇALTI, ALTAYCA, ALTIGEN, ALTILIK, ALTINCI, ALTIŞAR, ALTLAMA, ALTYAPI, AZALTMA, BALTACI, BALTALI, BALTRAP, BOŞALTI, BUNALTI, DARALTI, DİLALTI, GESTALT, KARALTI, KOŞALTI, MALTALI, MALTEPE, PALTOLU, PENALTI, UFALTMA, TOPALTI, AKALTAN, AKÇALTI, ALTAĞAÇ, ALTAMAK, ALTANER, Devamını Oku »»
ALTILI, ALTLIK, ALTMIŞ, ALTUNİ, ASFALT, BALTIK, BAZALT, HALTER, KALTAK, KOBALT, MALTIZ, MALTOZ, SALTIK, ŞALTER, TALTİF, YALTAK, ALTÜST, AĞALTI, ALTAFA, ALTBAŞ, ALTKÖY, ALTROZ, ALTSIZ, ALTUNA, ALTUNÇ, ARALTI, AVALTI, BALTAŞ, BALTIR, BALTIZ, Devamını Oku »»
ALTES, ALTIK, ALTIN, ALTIZ, ALTLI, BALTA, ÇALTI, PALTO, SALTA, SALTO, ALTAÇ, ALTAN, ALTAŞ, ALTAV, ALTAY, ALTCI, ALTÇI, ALTEN, ALTİŞ, ALTOK, ALTOP, ALTUĞ, ALTUN, ALTÜN, ALTÜS, ÇALTA, DALTA, HALTA, MALTA, MALTO, Devamını Oku »»
ALTI, ALTO, HALT, MALT, SALT, ALTA, ALTİ, GALT, TALT, YALT, ZALT
ALT
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
YEDİALTMIŞBEŞLİK
Namlusu 7,65 milimetre çapında olan bir tabanca türü.
ASFALTLATABİLMEK
Asfaltlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALTERNATİFLİLİK
Seçeneklilik.
CÜZDANBOŞALTTIRAN
Yünden yapılmış kahverengi bir kadın kumaşı. (Avşar Gelendost Isparta).
ASFALTLANABİLMEK
Asfaltlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ANTİPERİSTALTİK
Bağırsakların hareketlerini önleyen.
DOKUZALTMIŞBEŞLİK
Namlusu 9,65 milimetre çapında olan bir tabanca türü.
ALTIYARIKLIGİLLER
(Hexanchidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının köpekbalıkları (Selachii) takımının çift-omurlular (Diplospondyli) alt-takımına giren bir familyası. Solungaçları 6-7 çifttir. Çoğu taşıldır.
ASFALTLANABİLME
Asfaltlanabilmek işi.
ASFALTLATABİLME
Asfaltlatabilmek işi.
ASFALTLAYABİLMEK
Asfaltlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALTERNATİFSİZLİK
Seçeneksizlik.
ASFALTLAYABİLME
Asfaltlayabilmek işi.
BALTACIKUYUCAĞI
Kastamonu şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
NORBİNALTURFİMİN
Opioitlerden ileri gelen zehirlenmeler veya doz aşımı durumlarının tedavisinde kullanılan, opioit antagonisti bir ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AKUPUNKTUR
Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.
ALÇALTIŞ
Alçaltma işi.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
ALÇALTMA
Alçaltmak işi.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.