ALT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alt" olan, toplam 262 adet kelime bulunmaktadır. alt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ALTIYARIKLIGİLLER

16 harfli kelimeler

ALTERNATİFSİZLİK

15 harfli kelimeler

ALTERNATİFLİLİK

13 harfli kelimeler

ALTERNATİFSİZ, ALTHAVAYUVARI, ALTIKARDEŞLER, ALTINSİNEKLER, ALTMIŞDÖRTLÜK, ALTYAZILAYICI

12 harfli kelimeler

ALTERNATİFLİ, ALTINHÜSEYİN, ALTINKELEBEK, ALTTUTMANLIK

11 harfli kelimeler

ALTAİKOYUNU, ALTIBOĞUMLU, ALTINLAŞMAK, ALTINTOPRAK, ALTINYAPRAK, ALTIŞARLAMA, ALTSALINCAK, ALTYAZILAMA

10 harfli kelimeler

ALTALANMAK, ALTAYİSTİK, ALTAZITMAK, ALTCÜCELER, ALTERNATİF, ALTERNATÖR, ALTGEÇİRİM, ALTIATILIR, ALTIBARMAK, ALTIKARDEŞ, ALTINBALIK, ALTINBARAN, ALTINBAŞAK, ALTINBEŞİK, ALTINBÖCEK, ALTINBÖLÜM, ALTINBULAK, ALTINCILIK, ALTINÇANAK, ALTINÇAYIR, ALTINÇEVRE, ALTINÇİÇEK, ALTINDAMLA, ALTINEVLER, ALTINGEDİK, ALTINHANIM, ALTINHATUN, ALTINKESİT, ALTINKILIÇ, ALTINKİLİK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

ALTALAMAH, ALTALAMAK, ALTBOŞLUK, ALTDEVLER, ALTIÇATKI, ALTIGIRAN, ALTIKESEK, ALTIKONAK, ALTIKULAÇ, ALTILAMAK, ALTINABAT, ALTINAHIR, ALTINAKAR, ALTINAYVA, ALTINBİKE, ALTINBOĞA, ALTINDERE, ALTINEKİN, ALTINELMA, ALTINEMEK, ALTINIMSI, ALTINIŞIK, ALTINIŞIN, ALTINKAYA, ALTINKENT, ALTINOLUK, ALTINTEPE, ALTINÜZÜM, ALTINYAKA, ALTINYAZI, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ALTAYİST, ALTAYKÖY, ALTBÖLÜK, ALTBÖLÜM, ALTÇARKI, ALTDAMGA, ALTDEYİM, ALTDİZEY, ALTDİZGE, ALTDOLAM, ALTDÜZEY, ALTERNAT, ALTEVREN, ALTGEÇİŞ, ALTGEÇİT, ALTGERGİ, ALTIATAR, ALTIATEŞ, ALTIKAPI, ALTIKARA, ALTINBAŞ, ALTINBAY, ALTINCIK, ALTINÇAĞ, ALTINÇAY, ALTINDAĞ, ALTINDAL, ALTINGÖZ, ALTINGÜL, ALTINHAN, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ALTAĞAÇ, ALTAMAK, ALTANER, ALTATAR, ALTATAŞ, ALTATEŞ, ALTAYCA, ALTAYİT, ALTAYLI, ALTÇENE, ALTEMÜR, ALTGRUP, ALTIDAN, ALTIGEN, ALTIGÖZ, ALTILAR, ALTILIK, ALTINAY, ALTINCA, ALTINCI, ALTINDA, ALTINEL, ALTINER, ALTINİZ, ALTINLI, ALTINLİ, ALTINOK, ALTINÖZ, ALTINSI, ALTINSU, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ALTAFA, ALTBAŞ, ALTILI, ALTKÖY, ALTLIK, ALTMIŞ, ALTROZ, ALTSIZ, ALTUNA, ALTUNÇ, ALTUNİ, ALTÜST

5 harfli kelimeler

ALTAÇ, ALTAN, ALTAŞ, ALTAV, ALTAY, ALTCI, ALTÇI, ALTEN, ALTES, ALTIK, ALTIN, ALTIZ, ALTİŞ, ALTLI, ALTOK, ALTOP, ALTUĞ, ALTUN, ALTÜN, ALTÜS

4 harfli kelimeler

ALTA, ALTI, ALTİ, ALTO

3 harfli kelimeler

ALT

Bazı kelimelerin anlamları

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

ALTTUTMANLIK

Bir tutmanın bir taşınmaz mal üzerindeki halklarından bir bölümünü ya da hepsini bir başkasına aktarmasını olanaklı kılan tutmanlık sözleşmesi türü.

ALTYAZILAYICI

Bir filmin, altyazılarını basan aygıt.

ALTERNATİFLİ

Seçenekli.

ALTHAVAYUVARI

Havayuvarının, yerden yaklaşık 12 km. yüksekliğe ulaşan, yere yakın kesiminde tüm iklim olaylarının görüldüğü altbölüm.

ALTERNATİFLİLİK

Seçeneklilik.

ALTERNATİFSİZLİK

Seçeneksizlik.

ALTINSİNEKLER

Çeşitli türleri, özellikle yara kurtlanmalarına yol açtığı için, insan ve hayvan sağlığı yönünden büyük önem taşıyan, yaldızlı yeşilimsi renkte sinekler soyu.

ALTIBOĞUMLU

Akrep.

ALTMIŞDÖRTLÜK

Bir notanın altmış dörtte biri değerinde olan nota.

ALTERNATİFSİZ

Seçeneksiz.

ALTINHÜSEYİN

Tunceli kenti, Balpayam bucağına bağlı bir bölge.

ALTAİKOYUNU

Güney Rusya'da geliştirilmiş, Amerikan Rombouillet, Kafkas koyunu, Avustralya Merinosu ve daha sonra Sibirya Merinosuyla çaprazlanmasıyla elde edilmiş koyun ırkı, Sibirya Rambouillet koyunu.

ALTINKELEBEK

Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.

ALTIKARDEŞLER

Zatülkürsi, altıkardeş takım yıldızı.

ALTIYARIKLIGİLLER

(Hexanchidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının köpekbalıkları (Selachii) takımının çift-omurlular (Diplospondyli) alt-takımına giren bir familyası. Solungaçları 6-7 çifttir. Çoğu taşıldır.

  -   -   -  

Anlamında ALT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

AKBABAGİLLER

Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

AB

Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

ALÇALTMA

Alçaltmak işi.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

ALÇALTIŞ

Alçaltma işi.

AKKAVAK

Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AKUPUNKTUR

Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.