Kelimeler arşivinde; içinde "algılamak" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde algılamak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu algılamak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında algılamak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALGILAMAK
Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.
GALGILAMAK
Zıplamak, hoplamak.
ÇALGILAMAK
Tohumun toprağa karışması için toprak üzerinde bir dal parçası dolaştırmak.
SALGILAMAK
Salgı oluşturmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALGILAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖZALDATI
Kişinin kendini ilgilendiren bir durumun gerek ve gerçeklerini algılamakta başarısız kalması.
ALGILAYIVERMEK
Çabucak algılamak.
YÜKGÖZLER
Durgun elektrik yüklerinin varlığını algılamakta kullanılan aygıt.
GÖRMEK
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
SALGILAMA
Salgılamak işi.
İŞİTMEK
Kulakla algılamak, duymak. Haber almak.
SEKRET
Salgılamak, salgı meydana getirmek.
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
ALGILAMA
Algılamak işi, idrak, idrak etme.
DUYUMSAMAK
Duyular aracılığıyla bir şeyi algılamak.
SEKRETİN
Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptit hormonu. Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptid hormonu. Bağırsağın mukoza zarından salınan bir hormon olup pankreası uyararak enzimlerini salmasını sağlar.