Kelimeler arşivi içinde; başında "algılamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. algılamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu algılamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde algılamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALGILAMAK
ALGILAMAK
Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALGILAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRMEK
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.
ÖZALDATI
Kişinin kendini ilgilendiren bir durumun gerek ve gerçeklerini algılamakta başarısız kalması.
DUYUMSAMAK
Duyular aracılığıyla bir şeyi algılamak.
ALGILAYIVERMEK
Çabucak algılamak.
SALGILAMA
Salgılamak işi.
SEKRET
Salgılamak, salgı meydana getirmek.
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
SEKRETİN
Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptit hormonu. Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptid hormonu. Bağırsağın mukoza zarından salınan bir hormon olup pankreası uyararak enzimlerini salmasını sağlar.
İŞİTMEK
Kulakla algılamak, duymak. Haber almak.
ALGILAMA
Algılamak işi, idrak, idrak etme.
YÜKGÖZLER
Durgun elektrik yüklerinin varlığını algılamakta kullanılan aygıt.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.