Kelimeler arşivi içinde; sonunda "algılamak" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu algılamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında algılamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde algılamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALGILAMAK
Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.
SALGILAMAK
Salgı oluşturmak.
GALGILAMAK
Zıplamak, hoplamak.
ÇALGILAMAK
Tohumun toprağa karışması için toprak üzerinde bir dal parçası dolaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALGILAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
SALGILAMA
Salgılamak işi.
SEKRETİN
Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptit hormonu. Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptid hormonu. Bağırsağın mukoza zarından salınan bir hormon olup pankreası uyararak enzimlerini salmasını sağlar.
DUYUMSAMAK
Duyular aracılığıyla bir şeyi algılamak.
ÖZALDATI
Kişinin kendini ilgilendiren bir durumun gerek ve gerçeklerini algılamakta başarısız kalması.
GÖRMEK
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.
ALGILAMA
Algılamak işi, idrak, idrak etme.
ALGILAYIVERMEK
Çabucak algılamak.
SEKRET
Salgılamak, salgı meydana getirmek.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
İŞİTMEK
Kulakla algılamak, duymak. Haber almak.
YÜKGÖZLER
Durgun elektrik yüklerinin varlığını algılamakta kullanılan aygıt.