Kelimeler arşivinde; içinde "alev" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alev bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alev ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alev olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALEVLENDİREBİLMEK
ALEVLENDİREBİLME
ALEVLENDİRİLMEK
ALEVLENDİRİLME, ALEVLENİVERMEK, ALEVLENEBİLMEK
ALEVLENDİRMEK, ALEVLENEBİLME, ALEVLENİVERME
ALEVLENDİRİŞ, ALEVLENDİRME
ÇEKGALEVİZ, ALEVLENMEK
ALEVLENİŞ, ALEVYİYEN, ALEVKIŞLA, ALEVLENME
ALEVELEK, ALEVİLİK
KALEVRE, ALEVNAZ, ALEVREZ, GALEVLE, GALEVLİ, GALEVRA, GALEVRE, KALEVLE, ALEVLET, ALEVERE, ALEVÇİK, ALEVSİZ
ALEVİR, ALEVİN, DALEVİ, KALEVİ, ALEVLİ, HALEVİ
ALEVİ
ALEV
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ALEVLENDİREBİLMEK
Alevlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALEVLENDİRİLME
Alevlendirilmek işi.
ALEVLENİVERMEK
Çabucak alevlenmek.
ALEVLENDİRİŞ
Alevlendirme işi veya durumu.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
ALEVLENDİREBİLME
Alevlendirebilmek işi.
ALEVLENEBİLME
Alevlenebilmek işi.
ALEVYİYEN
Ağzındaki özel bir karışım yoluyla alev çıkaran ya da alev alev yanan çırayı ağzına sokup söndüren kişiye verilen ad.
ALEVLENEBİLMEK
Alevlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALEVLENDİRME
Alevlendirmek işi.
ALEVLENMEK
Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.
ALEVLENDİRİLMEK
Alevlendirme işine konu olmak, tutuşturulmak.
ALEVLENİVERME
Alevlenivermek işi.
ÇEKGALEVİZ
Sincap.
ALEVLENİŞ
Alevlenme işi veya durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEME
Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.
ALEVLİ
Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.
KADİT
Çok zayıf. İskelet. Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et.
İŞTİAL
Tutuşma, parlama, alevlenme.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
KIVILCIM
Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.
ALEVSİZ
Alevi olmayan.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
MAGNEZYUM
Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir element (simgesi Mg).
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
CEMEVİ
Alevilerin toplanma yeri.
FLAMBE
Aleve tutarak pişirme yöntemi.
LANTAN
Atom numarası 57, atom ağırlığı 138,9, yoğunluğu 6,1 olan, beyaz, havada çabuk oksitlenen, parlak bir alevle yanan, seyrek bulunur bir element (simgesi La).
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
HARLATMAK
Ateşi kuvvetlendirmek, alevlendirmek. Coşkunluk vermek, canlandırmak.
ALAZ
Alev, yalaz.
FLAMA
İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak. Alev. İki veya üç köşeli, küçük boyutlu bayrak. Mühendislerin, haritacıların kullandığı renkli belirtme sırığı.
ALEVİLİK
Alevi olma durumu.