Kelimeler arşivi içinde; başında "alev" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. alev ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alev ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALEVLENDİREBİLMEK
ALEVLENDİREBİLME
ALEVLENDİRİLMEK
ALEVLENİVERMEK, ALEVLENEBİLMEK, ALEVLENDİRİLME
ALEVLENİVERME, ALEVLENEBİLME, ALEVLENDİRMEK
ALEVLENDİRİŞ, ALEVLENDİRME
ALEVLENMEK
ALEVYİYEN, ALEVLENME, ALEVLENİŞ, ALEVKIŞLA
ALEVİLİK, ALEVELEK
ALEVERE, ALEVÇİK, ALEVLET, ALEVNAZ, ALEVREZ, ALEVSİZ
ALEVİR, ALEVİN, ALEVLİ
ALEVİ
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ALEVLENİVERME
Alevlenivermek işi.
ALEVLENDİREBİLMEK
Alevlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALEVLENEBİLME
Alevlenebilmek işi.
ALEVLENİVERMEK
Çabucak alevlenmek.
ALEVLENDİRME
Alevlendirmek işi.
ALEVLENDİRİLMEK
Alevlendirme işine konu olmak, tutuşturulmak.
ALEVLENMEK
Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.
ALEVLENDİRİŞ
Alevlendirme işi veya durumu.
ALEVLENDİRİLME
Alevlendirilmek işi.
ALEVYİYEN
Ağzındaki özel bir karışım yoluyla alev çıkaran ya da alev alev yanan çırayı ağzına sokup söndüren kişiye verilen ad.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
ALEVLENİŞ
Alevlenme işi veya durumu.
ALEVLENDİREBİLME
Alevlendirebilmek işi.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
ALEVLENEBİLMEK
Alevlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LANTAN
Atom numarası 57, atom ağırlığı 138,9, yoğunluğu 6,1 olan, beyaz, havada çabuk oksitlenen, parlak bir alevle yanan, seyrek bulunur bir element (simgesi La).
MAGNEZYUM
Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir element (simgesi Mg).
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
DEME
Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.
İŞTİAL
Tutuşma, parlama, alevlenme.
ALEVSİZ
Alevi olmayan.
CEMEVİ
Alevilerin toplanma yeri.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
ALEVİLİK
Alevi olma durumu.
MEŞALE
Ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek. Bir düşüncenin öncüsü.
HARLATMAK
Ateşi kuvvetlendirmek, alevlendirmek. Coşkunluk vermek, canlandırmak.
ALEVLİ
Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.
FLAMBE
Aleve tutarak pişirme yöntemi.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
ALAZ
Alev, yalaz.
KIVILCIM
Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.
KADİT
Çok zayıf. İskelet. Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
FLAMA
İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak. Alev. İki veya üç köşeli, küçük boyutlu bayrak. Mühendislerin, haritacıların kullandığı renkli belirtme sırığı.