Kelimeler arşivinde; içinde "akor" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
AKORTSUZLAŞTIRMA
AKORTSUZLAŞMAK
BAŞAKORTÇULUK, AKORTSUZLAŞMA
PARAKORTEKS, ARAKORUNCAK, AKORDİYONCU, AKORTSUZLUK, AKORTLANMAK, AKORTLATMAK, KIZILCAKORU
AKORTÇULUK, BAŞAKORTÇU, AKORTLATMA, AKORTLANMA, AKORTLAMAK, AKORDEONCU
AKORTLAMA, ORTAKORAN, AKORDİYON, AKORDEDER
KOCAKORU, KORBAKOR, KARAKORA, AKORDEON, ALAKORUK, AKORTSUZ
AKORLUK, SADAKOR, AKORTLU, KORAKOR, AKORTÇU
RAKOR, AKORT, ZAKOR
AKOR
AKOR
Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.
ARAKORUNCAK
Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer.
BAŞAKORTÇULUK
Başakortçunun yaptığı iş.
AKORTSUZLAŞMA
Akortsuzlaşmak durumu.
AKORTÇULUK
Akortçunun yaptığı iş.
AKORDİYONCU
Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
PARAKORTEKS
Lenf yumrusunda timüs kökenli lenfositlerin bulunduğu bölüm.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
BAŞAKORTÇU
Müzik aletlerini akort edenlerin başı.
KIZILCAKORU
Samsun kenti, Vezirköprü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
AKORTSUZLAŞMAK
Akordu bozulmak.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RAKAMLAMAK
Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.
MİNÖR
Daha küçük. Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan. Küçük önerme.
KSİLOFON
Değişik sayıda akortlu tahta veya metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
DÜZENLEMEK
Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.
AKORDEON
Akordiyon.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
AKORDEONCU
Akordiyoncu.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
ARMONİKA
Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
PİYANOCU
Piyanoyu akort eden veya onaran kimse.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
AKORDEDER
Bir çalgının verdiği seslerin frekanslarını ölçerek onu akortlamaya yardım eden aygıt.
AHENGEÇ
Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.
AKORTLU
Akordu olan, akort edilmiş.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
MAJÖR
Büyük, önemli. Bir makam, bir akort veya bir aralığın oluşma biçimi. Büyük önerme.
ALAKORUK
Yarı olmuş üzüm: Üzümlerin yenecek yeri yok, hepsi alakoruk.