AKOR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "akor" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. akor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu akor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞMAK

13 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞMA

11 harfli kelimeler

AKORTSUZLUK, AKORDİYONCU, AKORTLATMAK, AKORTLANMAK

10 harfli kelimeler

AKORTLAMAK, AKORTLATMA, AKORTLANMA, AKORTÇULUK, AKORDEONCU

9 harfli kelimeler

AKORTLAMA, AKORDİYON, AKORDEDER

8 harfli kelimeler

AKORTSUZ, AKORDEON

7 harfli kelimeler

AKORTÇU, AKORTLU, AKORLUK

5 harfli kelimeler

AKORT

4 harfli kelimeler

AKOR

Bazı kelimelerin anlamları

AKOR

Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.

AKORTSUZLAŞMAK

Akordu bozulmak.

AKORTLANMAK

Akortlama işi yapılmak.

AKORTLANMA

Akortlanmak işi.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AKORTLATMA

Akortlatmak işi.

AKORTÇULUK

Akortçunun yaptığı iş.

AKORTLAMA

Akortlamak işi.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

AKORTLATMAK

Akortlama işini yaptırmak.

AKORDEONCU

Akordiyoncu.

AKORTSUZLAŞMA

Akortsuzlaşmak durumu.

AKORTLAMAK

Akort etmek.

AKORTSUZLAŞTIRMA

Akortsuzlaştırmak işi.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

AKORDİYONCU

Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.

  -   -   -  

Anlamında AKOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARPEJ

Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

RAKAMLAMAK

Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.

PİYANOCU

Piyanoyu akort eden veya onaran kimse.

AKORDEON

Akordiyon.

MİNÖR

Daha küçük. Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan. Küçük önerme.

DÜZENLEMEK

Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.

ARGAN

Yaşıt, akran. Akordeon. Akordeon: argan dalaman çalınmak.

ALAKORUK

Yarı olmuş üzüm: Üzümlerin yenecek yeri yok, hepsi alakoruk.

MAJÖR

Büyük, önemli. Bir makam, bir akort veya bir aralığın oluşma biçimi. Büyük önerme.

BAŞAKORTÇU

Müzik aletlerini akort edenlerin başı.

CAPO

Telleri kapaması ve eserlerin ek ayar gerekmeksizin yüksek akort sistemlerinde çalınabilmesi amacıyla gitarın sapına takılan genellikle metalden halka.

BAŞAKORTÇULUK

Başakortçunun yaptığı iş.

KSİLOFON

Değişik sayıda akortlu tahta veya metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı.

AKORTLU

Akordu olan, akort edilmiş.

AHENGEÇ

Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.

ARMONİKA

Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.

AKORDEDER

Bir çalgının verdiği seslerin frekanslarını ölçerek onu akortlamaya yardım eden aygıt.

AKORTSUZ

Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.

HARMONY

Akor, gam ve nota dizilimlerinin kurallarını, yapılarını ve ilişkilerini inceleyen dal.