İçinde AKER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "aker" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aker bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu aker ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aker olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

BAŞMÜZAKERECİLİK

15 harfli kelimeler

BEEFMAKERSIĞIRI

13 harfli kelimeler

MÜZAKERECİLİK, BAŞMÜZAKERECİ, PARAKERATOZİS

12 harfli kelimeler

LAKERDACILIK

11 harfli kelimeler

GAYAKERTİCİ, KAYAKERTİŞİ

10 harfli kelimeler

MÜZAKERECİ, AKÇAKERTİL, KUMAKERTİŞ, MAKERASYON

9 harfli kelimeler

SUMASAKER, LAKERDACI, ORAKERİĞİ, MÜZAKERAT

8 harfli kelimeler

MÜZAKERE

7 harfli kelimeler

SPEAKER, KOÇAKER, AKERSOY, ARAKERE, AKERSAN, AKERMAN, AKERGİN, LAKERDA

6 harfli kelimeler

ATAKER, KRAKER

5 harfli kelimeler

ÇAKER, PAKER, AKERE

Bazı kelimelerin anlamları

AKER

Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.

BEEFMAKERSIĞIRI

ABD' den köken alan, % 75 Hereford ve % 25 Simental genotipi taşıyan, düşük bakım maliyetleriyle yüksek karkas verimini etkili bir biçimde sağlamada ün kazanmış olan etçi sığır ırkı.

LAKERDACILIK

Lakerdacının yaptığı iş.

PARAKERATOZİS

Hiperkeratozis.

MAKERASYON

Kemikten ayırmadan önce değişik solüsyonlar içerisinde bekletilerek dokunun yumuşatılması işlemi.

ORAKERİĞİ

Mürdümeriği.

KAYAKERTİŞİ

Kertenkele.

BAŞMÜZAKERECİLİK

Başmüzakereci olma durumu. Başmüzakerecinin yaptığı iş.

SUMASAKER

Atın alnından burnuna doğru uzanan bel, akıtma, ak benek.

GAYAKERTİCİ

Kayalıklarda yaşayan boz renkli, kabuklu bir çeşit kertenkele.

BAŞMÜZAKERECİ

Uluslararası birlikler içinde belli bir konuyu tartışmak ve çözüme ulaştırmak üzere ülkesini temsil etmeye yetkili kılınan devlet görevlisi.

AKÇAKERTİL

Balıkesir şehri, Kepsut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

LAKERDACI

Lakerda yapan veya satan kimse.

MÜZAKERECİLİK

Müzakereci olma durumu.

MÜZAKERECİ

Müzakere yapan kimse. Öğrencileri çalıştıran kimse.

KUMAKERTİŞ

Kertenkele.

  -   -   -  

Anlamında AKER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KONUŞMA

Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

DANIŞMA

Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

TELFİN

Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası, takoz.

OYLAŞMAK

Müzakere etmek. Güreşmek, boğuşmak.

MÜZAKERAT

Bir konuyla ilgili konuşmalar, danışmalar, müzakereler.

MÜZEKERE

Arapça kökenli müzâkere: müzakere.

KENEŞMEK

Müşavere, müzakere etmek, istişare etmek.

SÖYLEŞMEK

Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek.

BELLETİCİ

Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.

ETÜT

Herhangi bir konuda yapılmış olan inceleme, araştırma. Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı. Ön çalışma. Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere.

GÖRÜŞÜLMEK

Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.

TAMAS

1.Erik. 2.Kara erik. 3.Bardakeriği. 4.Erik kurusu. 5.Elma. Yakınlık: tamas salmak. Siyah, ekşi erik ve kurusu. Erik kurusu; erik; dişilik organı.

GÖRÜŞME

Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

OYLAŞMA

Müzakere.

HİPERKERATOZİS

Boynuzsu tabakanın kısmen veya tamamen kalınlaşması veya bu histolojik bulguyla belirgin hastalık. Hiperkeratoziste hücreler çekirdeklerini kaybetmişlerse buna hiperkeratotik veya ortokeratotoik hiperkeratozis, hücre çekirdekleri kaybolmamışsa buna da parakeratotik hiperkeratozis veya parkeratozis denir. Gözde korneanın hipertrofisi.

KENEŞ

Kenar. Ocağın yan duvarları. Aralık. Müzakere, müşavere, istişare.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

TAKOZ

Bir eşyanın altına kıpırdamadan dik durması için yerleştirilen ağaç kama, kıskı. Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası. Kaba saba insan. Bir taşıtın kaymaması, kımıldamaması için tekerlekleri altına yerleştirilen tahta, plastik vb. engel. Kızaktaki geminin, üstünde oturduğu ağaçlardan her biri. Çivi çakmak için duvarın içine yerleştirilen ağaç parçası.