Kelimeler arşivi içinde; başında "aker" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. aker ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aker ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aker olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKER
Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.
AKERSAN
Yiğitliğiyle ad yapmış dürüst kimse.
AKERMAN
Dürüst, soylu, temiz kişi.
AKERSOY
Yiğit soydan gelen dürüst kimse.
AKERGİN
Olgunlaşmış, yetişmiş dürüst kimse.
AKERE
Duvar içinde sıra sıra, pencere gibi açılan ve arkadan yem vermeye elverişli olan öküz yemliklerinden herbiri.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELLETİCİ
Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.
OYLAŞMA
Müzakere.
LAKERDACI
Lakerda yapan veya satan kimse.
MÜZAKERECİ
Müzakere yapan kimse. Öğrencileri çalıştıran kimse.
HİPERKERATOZİS
Boynuzsu tabakanın kısmen veya tamamen kalınlaşması veya bu histolojik bulguyla belirgin hastalık. Hiperkeratoziste hücreler çekirdeklerini kaybetmişlerse buna hiperkeratotik veya ortokeratotoik hiperkeratozis, hücre çekirdekleri kaybolmamışsa buna da parakeratotik hiperkeratozis veya parkeratozis denir. Gözde korneanın hipertrofisi.
TELFİN
Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası, takoz.
MÜZAKERAT
Bir konuyla ilgili konuşmalar, danışmalar, müzakereler.
MÜZAKERECİLİK
Müzakereci olma durumu.
BAŞMÜZAKERECİLİK
Başmüzakereci olma durumu. Başmüzakerecinin yaptığı iş.
KONUŞMA
Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
GÖRÜŞME
Görüşmek işi, mülakat, müzakere.
LAKERDACILIK
Lakerdacının yaptığı iş.
GÖRÜŞÜLMEK
Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.
SÖYLEŞMEK
Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek.
GÖRÜŞMEK
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.
KENEŞMEK
Müşavere, müzakere etmek, istişare etmek.
KENEŞ
Kenar. Ocağın yan duvarları. Aralık. Müzakere, müşavere, istişare.
DANIŞMA
Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.
ETÜT
Herhangi bir konuda yapılmış olan inceleme, araştırma. Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı. Ön çalışma. Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere.
TAKOZ
Bir eşyanın altına kıpırdamadan dik durması için yerleştirilen ağaç kama, kıskı. Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası. Kaba saba insan. Bir taşıtın kaymaması, kımıldamaması için tekerlekleri altına yerleştirilen tahta, plastik vb. engel. Kızaktaki geminin, üstünde oturduğu ağaçlardan her biri. Çivi çakmak için duvarın içine yerleştirilen ağaç parçası.