AKER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aker" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. aker ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aker ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aker olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

AKERGİN, AKERMAN, AKERSAN, AKERSOY

5 harfli kelimeler

AKERE

4 harfli kelimeler

AKER

Bazı kelimelerin anlamları

AKER

Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.

AKERE

Duvar içinde sıra sıra, pencere gibi açılan ve arkadan yem vermeye elverişli olan öküz yemliklerinden herbiri.

AKERMAN

Dürüst, soylu, temiz kişi.

AKERSAN

Yiğitliğiyle ad yapmış dürüst kimse.

AKERSOY

Yiğit soydan gelen dürüst kimse.

AKERGİN

Olgunlaşmış, yetişmiş dürüst kimse.

  -   -   -  

Anlamında AKER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞMÜZAKERECİLİK

Başmüzakereci olma durumu. Başmüzakerecinin yaptığı iş.

MÜZAKERECİ

Müzakere yapan kimse. Öğrencileri çalıştıran kimse.

DANIŞMA

Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

LAKERDACI

Lakerda yapan veya satan kimse.

BELLETİCİ

Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.

MÜZAKERAT

Bir konuyla ilgili konuşmalar, danışmalar, müzakereler.

GÖRÜŞME

Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

OYLAŞMA

Müzakere.

ETÜT

Herhangi bir konuda yapılmış olan inceleme, araştırma. Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı. Ön çalışma. Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere.

KENEŞ

Kenar. Ocağın yan duvarları. Aralık. Müzakere, müşavere, istişare.

TAKOZ

Bir eşyanın altına kıpırdamadan dik durması için yerleştirilen ağaç kama, kıskı. Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası. Kaba saba insan. Bir taşıtın kaymaması, kımıldamaması için tekerlekleri altına yerleştirilen tahta, plastik vb. engel. Kızaktaki geminin, üstünde oturduğu ağaçlardan her biri. Çivi çakmak için duvarın içine yerleştirilen ağaç parçası.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

HİPERKERATOZİS

Boynuzsu tabakanın kısmen veya tamamen kalınlaşması veya bu histolojik bulguyla belirgin hastalık. Hiperkeratoziste hücreler çekirdeklerini kaybetmişlerse buna hiperkeratotik veya ortokeratotoik hiperkeratozis, hücre çekirdekleri kaybolmamışsa buna da parakeratotik hiperkeratozis veya parkeratozis denir. Gözde korneanın hipertrofisi.

KENEŞMEK

Müşavere, müzakere etmek, istişare etmek.

TELFİN

Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası, takoz.

SÖYLEŞMEK

Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek.

MÜZAKERECİLİK

Müzakereci olma durumu.

LAKERDACILIK

Lakerdacının yaptığı iş.

KONUŞMA

Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

GÖRÜŞÜLMEK

Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.