Sonu AKER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aker" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aker ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında aker olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aker olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AKER

Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.

PAKER

Temiz, dürüst, iyi kimse.

KOÇAKER

Cömert, kahraman kimse.

KRAKER

Bir tür gevrek ve tuzlu bisküvi.

ÇAKER

Kul, köle, cariye, yanaşma.

ATAKER

Dışa dönük, canlı, girişken kimse. Eli açık, cömert kimse. Atıcı, nişancı kimse.

SPEAKER

Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet.

SUMASAKER

Atın alnından burnuna doğru uzanan bel, akıtma, ak benek.

  -   -   -  

Anlamında AKER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KENEŞMEK

Müşavere, müzakere etmek, istişare etmek.

LAKERDACILIK

Lakerdacının yaptığı iş.

HİPERKERATOZİS

Boynuzsu tabakanın kısmen veya tamamen kalınlaşması veya bu histolojik bulguyla belirgin hastalık. Hiperkeratoziste hücreler çekirdeklerini kaybetmişlerse buna hiperkeratotik veya ortokeratotoik hiperkeratozis, hücre çekirdekleri kaybolmamışsa buna da parakeratotik hiperkeratozis veya parkeratozis denir. Gözde korneanın hipertrofisi.

DANIŞMA

Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

ETÜT

Herhangi bir konuda yapılmış olan inceleme, araştırma. Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı. Ön çalışma. Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere.

KENEŞ

Kenar. Ocağın yan duvarları. Aralık. Müzakere, müşavere, istişare.

KONUŞMA

Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

OYLAŞMA

Müzakere.

TAKOZ

Bir eşyanın altına kıpırdamadan dik durması için yerleştirilen ağaç kama, kıskı. Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası. Kaba saba insan. Bir taşıtın kaymaması, kımıldamaması için tekerlekleri altına yerleştirilen tahta, plastik vb. engel. Kızaktaki geminin, üstünde oturduğu ağaçlardan her biri. Çivi çakmak için duvarın içine yerleştirilen ağaç parçası.

TELFİN

Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası, takoz.

GÖRÜŞME

Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

GÖRÜŞÜLMEK

Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.

MÜZAKERECİ

Müzakere yapan kimse. Öğrencileri çalıştıran kimse.

MÜZAKERECİLİK

Müzakereci olma durumu.

LAKERDACI

Lakerda yapan veya satan kimse.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

BAŞMÜZAKERECİLİK

Başmüzakereci olma durumu. Başmüzakerecinin yaptığı iş.

MÜZAKERAT

Bir konuyla ilgili konuşmalar, danışmalar, müzakereler.

SÖYLEŞMEK

Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek.

BELLETİCİ

Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.