Kelimeler arşivinde; içinde "ahane" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ahane bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ahane ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ahane olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİRAHANECİLİK
KUMBARAHANE, KULUÇKAHANE, KALAVRAHANE, HUMBARAHANE
BİRAHANECİ, DOKUMAHANE
ŞAHANELİK, SARMAHANE, POSTAHANE, HELVAHANE, FETVAHANE, BASMAHANE, BAHANESİZ
BOZAHANE, BOYAHANE, BİRAHANE, SEMAHANE, ŞİFAHANE, BORAHANE, BAHANELİ
ŞAHANE, AHANEK, MAHANE, BAHANE
AHANE
AHANE
İşte, orada, hemen şurada, bu.
BAHANESİZ
Bahanesi olmayan. Bahanesi olmadan.
BOZAHANE
Boza yapılmış olan yer.
KULUÇKAHANE
Kuluçkalık.
HUMBARAHANE
Humbara yapılmış olan fabrika, kumbarahane. Humbaracı yetiştirmek amacıyla 1739'da açılan ilk Türk askerî okullarından biri.
SARMAHANE
Yatay dokuma tezgahı. (Yeşilova Aksaray Niğde).
FETVAHANE
Müftünün makamı.
KALAVRAHANE
Kundura atölyesi.
BİRAHANECİ
Birahane işleten kimse.
ŞAHANELİK
Odalardaki küçük odunluk.
HELVAHANE
Genellikle helva pişirmekte kullanılan geniş ve az derin tencere. Sarayda mutfak içinde tatlıların yapıldığı özel bölüm veya oda.
KUMBARAHANE
Humbarahane.
DOKUMAHANE
Dokuma tezgâhlarının bulunduğu ve çalıştığı yer.
BASMAHANE
Basma yapılmış olan iş yeri.
BİRAHANECİLİK
Birahanecinin yaptığı iş.
POSTAHANE
Postaevi. Posta gönderme kuruluşu. Kargo veya lojistik destek sağlayan yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİSLİKÇİ
Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse.
KORTA
İçinde üzüm çiğnenilen şıra teknesi. Şırahane, şaraphane. Çeşme yalağı.
VESİLE
Sebep, bahane. Elverişli durum, fırsat.
BEĞŞENE
Şahane, beycesine, sultani.
MAHANA
İleri sürülen sözde neden. Sözde neden. Bahane. Mana, anlam. Sebep.
EZZAHANA
Arapça kökenli Far. eczâ-hâne: eczahane.
KULUÇKALIK
Kuluçka olma durumu. Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör. Kuluçkada kullanılmaya elverişli. Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane.
MÜKEMMEL
Kusursuz. Eksiksiz. Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin, şahane bir biçimde. Çok güzel, harikulade, şahane. Tam, tamamlanmış. Olgunlaşmış.
DANLAMAK
Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. Bahane bulmak. Ağlamak. Sabahlamak: Bu gece dizime bir ağrı girdi, gözüme uyku girmedi, danladım. Uğuldamak, ses çıkarmak. Duyduğunu çevreye yaymak. Taaccüp etmek, şaşmak, garip bulmak. Şaşırtmak.
BAHANELİ
Bahanesi olan.
MAHNA
İleri sürülen sözde neden. Sözde neden. Bahane.
MÜŞKÜLPESENT
Güçbeğenir. Bir işi yapmamak için türlü bahaneler uyduran.
AFİT
Üzüm suyu çıkarılan yer, şırahane. Çok yaman, atılgan, gözüpek.
HAVDAN
Şırahanelerde üzüm ezilen yer ya da şıranın toplandığı çukur. Davara yem ve su vermek için ağaçtan oyulmuş kap. Davara yem, su vermek için ağaçtan oyulmuş kap. (Afşar, Akbaş Güdül Ankara). Çanakkale kenti, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
CORUK
Manda yavrusu. Kuluçkaya gelmiş tavuk. Gelişmemiş, büyümemiş. Fidan. İnatçı. Oburluğu ile tanınan bir çeşit kuş: Coruk kuşu gibi lâk deyince et, lök deyince su istiyorsun. Bahane, özür. Fıtıklı kişi. Züğürt, para tutmayan. Cahil ve görgüsüz. Yıkılmış, yıkılmaya yüz tutmuş yapı. Hindi. Zayıf, hastalıklı.
MAHANE
Sözde neden. Bahane.
KULP
Kazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yeri. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Uydurma sebep, bahane.
MAZERET
Özür. Bahane.
GAZİNO
Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri. Büyük kahvehane ve birahane.
BAHANA
Yeni doğmuş çocuk, üç yaşına kadar olan çocuklara verilen genel ad. Sebep, bahane. Ahırda tahta veya taştan yapılmış oluk şeklinde hayvan yemliği.