Kelimeler arşivinde; içinde "ahal" olan, toplam 96 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ahal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ahal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ahal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MAHALLİLEŞTİRMEK
YUKARIKARAHALİT, PAHALILAŞTIRMAK
AŞAĞIKARAHALİT, PAHALILAŞTIRMA
ÇAHALAMALAMAK, KARAHALILILAR, MAHALLİLEŞMEK, PAHALANDIRMAK
PAHALILANMAK, KARAHALİLLER, KOCAHALİLLER, MAHALLİLEŞME, SAMAHALANMAK, PAHALILAŞMAK, PAHALANDIRMA
PAHALLANMAK, PAHALILAŞMA, YENİMAHALLE, MAHALSİNMEK, MAHALLEVARİ, KARAHALİLLİ, PAHALILANMA, KARACAHALİL
STOMAHALJİ, YAHALANMAH, HALMAHALIN, İNFRAHALİN, PAHALANMAK, KARAHALİLE, BAHALANMAH, MÜSAMAHALI
HAHALAMAK, KAHALAMAK, PORTAHALA, PAHALYOLU, PAHALTAŞI, AKÇAHALİL, KARAHALİL, MAHALLELİ, KARAHALKA, KARDAHALI, PAHALANMA, SİLAHALTI, PAHALILIK, KARAHALLI, MAHALLECE, DEREMAHAL, YAHALAMAK, BAHALILIG, GAHALAMAH
MÜDAHALE, MÜZMAHAL, PAHALICA, YAHALMAK, MAHALLIK, TIRAHALI, BAHALLIH, MAHALLER, TAHALLUS, KÖRPAHAL, TAHALLET, CAHALLIH, PAHALLIK, EBİCAHAL
TAHALAK, ŞAHALAK, MAHALLE, MAHALLİ, SAHALLU, BAHALIĞ, MACAHAL, BAHALLI, AKTAHAL, BAHALAK, GAHALAH
BAHALE, PAHALI, BAHALI, BAHALU, TAHALI, HAHALİ, AHALLI, AHALEK, AHALAK
SAHAL, BAHAL, DAHAL, AHALİ, TAHAL, ÇAHAL, CAHAL, PAHAL, MAHAL, NAHAL
AHAL
AHAL
Ağıl. (Akbaş Güdül Ankara).
AŞAĞIKARAHALİT
Ağrı ilinde, Tutak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇAHALAMALAMAK
Hafif yıkamak, durulamak.
KARAHALİLLER
Balıkesir kenti, Kepsut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MAHALLİLEŞMEK
Yerelleşmek.
PAHALILAŞTIRMA
Pahalılaştırmak işi.
KARAHALILILAR
Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIKARAHALİT
Ağrı kenti, Tutak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SAMAHALANMAK
Geciktirmek.
PAHALILANMAK
Pahalanmak.
PAHALILAŞMAK
Pahalanmak.
PAHALANDIRMAK
Pahalanma işini yaptırmak.
MAHALLİLEŞME
Yöreselleşme, yerelleşme.
PAHALILAŞTIRMAK
pahalılaşma işini yaptırmak.
KOCAHALİLLER
İzmir kenti, Yuntdağ nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MAHALLİLEŞTİRMEK
yerelleştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENFLASYON
Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.
GETTO
Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi. Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü.
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
GÖÇMEK
Yerleşmek amacıyla mahalle, köy, şehir veya ülke değiştirmek. Oturmak. Ölmek. Çökmek. Bazı hayvanlar, sıcak iklimli ülkelere gitmek.
İRAP
"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz.
KARIŞMAK
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. Müdahale etmek, araya girmek. Bir araya gelmek, katılmak. Düzensiz, dağınık olmak. Bulanmak, duruluğunu yitirmek. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek. Engellemek, araya girmek. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak.
KARIŞMA
Karışmak işi. Düzeni bozulma. Engelleme, araya girme, müdahale.
HOŞGÖRÜLÜ
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.
BEVVAP
Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.
GENELEV
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
FİYATLANMAK
Bir şeyin fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş.
KAZIKÇI
Alışverişte aldatan, pahalı mal satan kimse.
HALK
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.
FİYATLI
Fiyatı olan. Pahalı.
İSTİFÇİLİK
İstifçinin yaptığı iş. İleride bulunmayacağı veya pahalılaşacağı düşüncesiyle çok mal yığarak piyasada sıkıntıya yol açma, stokçuluk.
KAZIKLAMAK
Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak. Kazık cezasına çarptırmak. Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.
İLİŞMEK
Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak. Değinmek, sözünü etmek. Şaka etmek. Elini sürmek, dokunmak. Bir şeyin kenarına kısa bir süre için oturmak. Karışmak, rahat vermemek, müdahale etmek.