Sonu AHAM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aham" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aham ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında aham olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aham olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

GAYMAHAM

7 harfli kelimeler

ELLAHAM, İRBAHAM, İZDAHAM

6 harfli kelimeler

ABAHAM, İLAHAM

5 harfli kelimeler

HAHAM, GAHAM, KAHAM, LAHAM, MAHAM

4 harfli kelimeler

AHAM

Bazı kelimelerin anlamları

AHAM

İşte, orada, hemen şurada, bu.

KAHAM

Akraba, hısım.

ELLAHAM

Herhalde, galiba, zannedersem.

HAHAM

Yahudi din adamı.

ABAHAM

Al bakayım sözünün aşınmış ve kaynaşmış şekli: Abaham şunu.

MAHAM

Makam. Makam, rütbe.

LAHAM

Lehim.

İZDAHAM

Arapça kökenli izdihâm: izdiham; kalabalık.

GAYMAHAM

Kaymakam, karşılığı gaymakam.

İLAHAM

Hay Allah, ilahi anlamında bir ünlem.

İRBAHAM

İbrahim.

GAHAM

Akraba.

  -   -   -  

Anlamında AHAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAYIRKÖY

Ankara ilinde, Kızılcahamam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Antalya kenti, Güzelbağ nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bilecik kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bursa ilinde, Orhangazi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Gelibolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır şehrinde, Kulp ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum şehrinde, Hınıs belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karaman kenti, Bucakkışla nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Daday ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ilinde, Pütürge belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Mardin şehrinde, Kocatepe bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla kenti, Bozburun nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muğla kenti, Kemer bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla kenti, Ören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu ilinde, Topçam (İnalan) bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Rize ilinde, İkizdere belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat ilinde, Zile belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon kenti, Beşikdüzü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

VAHİM

Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

HAHAMBAŞILIK

Hahambaşının görevi. Hahambaşına yardımcı olan teşkilat.

TAHAMMÜLSÜZ

Tahammülü olmayan.

MAYALANMA

Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.

BERÇİNÇATAK

Ankara şehri, Kızılcahamam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BERÇİNYAYALAR

Ankara ili, Kızılcahamam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DAYANILMAZ

Karşı konulamaz veya karşı çıkılamaz (kimse veya şey), tahammülfersa. Tahammül edilemez, katlanılamaz.

TAHAMMÜLSÜZLÜK

Tahammülsüz olma durumu.

HAHAMLIK

Hahamın unvanı ve görevi.

BAŞARUMAMAK

Tahammül edememek, dayanamamak, başa çıkamamak.

AŞAĞIÇANLI

Ankara şehri, Kızılcahamam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AŞAĞIKESE

Ankara ilinde, Kızılcahamam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KATLANMAK

Katlama işi yapılmak. Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek.

GÖTÜRMEK

Taşımak, ulaştırmak ya da koymak. Öldürmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Tümüyle sahip olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Bir sonuca vardırmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.

HAHAMHANE

Hahamların çalıştığı yer.

GELMEK

Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

ÇEKİLMEK

Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.

BAYINMAK

Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.