Kelimeler arşivinde; içinde "abir" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde abir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu abir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında abir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
LABİRENTODONLAR
KIZMABİRADER
MUHABİRLİK, LABİRİNTUS, ONDABİRLİK
HACANABİR, TABİRNAME, ANITKABİR, HAÇANABİR
ARABİRİM, HABİRMAN, HABİREHA, GABİRMET, FABİRİHA, KABİRCİK, LABİRENT
COĞABİR, HAABİRE, MUHABİR
EKABİR, MABİRA, HABİRE, ABİRİZ, SABİRE
GABİR, SABİR, ŞABİR, CABİR, TABİR, KABİR
ABİR
Güzel koku, misk.
LABİRENTODONLAR
(Labyrinthodonta), takımına giren ve karboniferde yaşayıp bugün soyu tükenmiş olan türleri kapsayan bir bölüm İri, yassı başlı, ağır vücutlu, semendere benzeyen hayvanlardı. İki yaşamlılardan (Amphibia) sınıfının, zırhlı başlılar (Stegocephali) takımından, eski devirlerde yaşamış ve bugün soyu tükenmiş, iri, yassı başlı, semendere benzeyen hayvanlar.
LABİRİNTUS
Karışık yol, dolambaçlı.
KABİRCİK
Şirpençe denilen çıban.
HACANABİR
"Ne kadar daha" anlamında kullanılır. Usanmayı anlatır.
FABİRİHA
Fabrika, karşılığı fabriha.
ANITKABİR
Atatürk'ün mezarının bulunduğu anıtsal yapı.
TABİRNAME
Rüyaların yorumunu yapan kitap.
GABİRMET
Çok zayıf hayvan: Şu gabirmete bak.
HABİREHA
Hayvanları ürkütme ünlemi.
HABİRMAN
Kurutulmuş nar tanesi.
ONDABİRLİK
Toplam sıklığı on eşit parçaya bölen dokuz değerden her biri.
KIZMABİRADER
Zarla oynanan, karelerde taş yürütüp çeşitli engellerle dolu karelerden oluşan yolu bir an önce bitirmeye dayanan bir oyun türü.
MUHABİRLİK
Muhabir olma durumu. Muhabirin görevi.
ARABİRİM
İki dizge ya da altdizge arasında öngörülen ilişki ya da iletişimi sağlama amacıyla tasarlanmış herhangi bir bağdaştırıcı birim ya da olanak.
HAÇANABİR
Ne zamana kadar: Ben seni kapının önünde haçanabir bekliyeyim?. Sürekli, durmadan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEZAR
Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt.
MERKAT
Mezar, kabir.
KÖR
Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.
PERİLİMFA
İç kulakta zardan labirentle kemiksel labirent arasındaki boşluğu dolduran sıvı.
KOKLEA
Salyangoz, sümüklü böcek, helezonsu kıvrım. İç kulağın bir bölümünü oluşturan ve vestibulumun devamı olan kemik labirintli salyangoz biçimindeki kanal, modiyolus.
SİNNE
Ölü gömülen yer, kabir. Semerlerde özengi işini gören ve yük altına gelen U biçiminde urgan.
BİÇAH
Bıçak - sabir biçaği: masal dünyasında sabrı sembol eden bir bıçak.
GABİR
Kabir, mezar. Kabir, mezarlık.
KEBR
Kabir.
SİNNİK
Ölü gömülen yer, kabir. Sinlik, ölesice, kargış sözü.
DEYİM
Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.
ABRAŞMAK
Olduğu yerde kalmak, kalakalmak (av tabirlerinden): Tavşan abraştı. Bacakları açmak.
ELDURAN
Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek.
YORUMLAMAK
Bir yazıyı veya bir sözü yorum yaparak açıklamak, tefsir etmek. Bir müzik parçasını, bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlılık ve teknikle çalmak, söylemek veya oynamak, icra etmek. Bir olaya, bir duruma bir anlam vermek, tabir etmek.
TAĞA
Küçük pencere ya da tavan penceresi. Duvara açılmış kapaksız, küçük dolap. Pencere. (Gaziantep; Hassa Hatay). Urfa'da "taka" diye tabir edilir.
TEBİR
tepir-3]. Buğday, bulgur ve benzerleri tahılları elemeye yarayan ağaçtan yapılmış büyük elek. Ağaç tepsi. Hamur yoğurulan tekne. Arapça kökenli ta'bir: tabir.
GÖMÜT
Mezar, metfen, kabir, makber, sin.
METFEN
Mezar, kabir, sin, makber.
SİN
Ölü gömülen yer, gömüt, mezar, kabir, metfen, makber. Yaş (I).
MAKBER
Mezar, kabir, metfen.