Kelimeler arşivi içinde; başında "abir" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. abir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu abir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde abir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ABİR
Güzel koku, misk.
ABİRİZ
Aptesane, ayakyolu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAKBER
Mezar, kabir, metfen.
GÖMÜT
Mezar, metfen, kabir, makber, sin.
KOKLEA
Salyangoz, sümüklü böcek, helezonsu kıvrım. İç kulağın bir bölümünü oluşturan ve vestibulumun devamı olan kemik labirintli salyangoz biçimindeki kanal, modiyolus.
MERKAT
Mezar, kabir.
SİNNE
Ölü gömülen yer, kabir. Semerlerde özengi işini gören ve yük altına gelen U biçiminde urgan.
GABİRMET
Çok zayıf hayvan: Şu gabirmete bak.
YORUMLAMAK
Bir yazıyı veya bir sözü yorum yaparak açıklamak, tefsir etmek. Bir müzik parçasını, bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlılık ve teknikle çalmak, söylemek veya oynamak, icra etmek. Bir olaya, bir duruma bir anlam vermek, tabir etmek.
KEBR
Kabir.
GABİR
Kabir, mezar. Kabir, mezarlık.
DEYİM
Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.
MEZAR
Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt.
ABRAŞMAK
Olduğu yerde kalmak, kalakalmak (av tabirlerinden): Tavşan abraştı. Bacakları açmak.
METFEN
Mezar, kabir, sin, makber.
KÖR
Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.
HAÇANABİR
Ne zamana kadar: Ben seni kapının önünde haçanabir bekliyeyim?. Sürekli, durmadan.
PERİLİMFA
İç kulakta zardan labirentle kemiksel labirent arasındaki boşluğu dolduran sıvı.
ELDURAN
Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek.
BİÇAH
Bıçak - sabir biçaği: masal dünyasında sabrı sembol eden bir bıçak.
SİN
Ölü gömülen yer, gömüt, mezar, kabir, metfen, makber. Yaş (I).
MUHABİRLİK
Muhabir olma durumu. Muhabirin görevi.