Kelimeler arşivinde; içinde "ulaş" olan, toplam 140 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulaş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ulaş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulaş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAMULAŞTIRABİLMEK, KOYULAŞTIRABİLMEK, MEŞRULAŞTIRABİLME
KAMULAŞTIRABİLME, KOYULAŞTIRABİLME
GECEKONDULAŞMAK, KAMULAŞTIRILMAK, BULAŞTIRABİLMEK, BULAŞTIRIVERMEK, DOĞULULAŞTIRMAK, MEŞRULAŞABİLMEK, ULAŞILABİLİRDİK
MEŞRULAŞTIRMAK, BULAŞTIRABİLME, BULAŞTIRIVERME, DOĞULULAŞTIRMA, GECEKONDULAŞMA, KAMULAŞTIRILMA, MEŞRULAŞABİLME, ULAŞTIRABİLMEK
BULAŞTIRILMAK, KAMULAŞTIRMAK, MEŞRULAŞTIRMA, RANDEVULAŞMAK, TURUNCULAŞMAK, UYDULAŞTIRMAK, BUĞULAŞTIRICI, BUĞULAŞTIRMAK, ÇOCUKSULAŞMAK, DURULAŞTIRMAK, KOYULAŞTIRICI, KOYULAŞTIRMAK, TABULAŞTIRMAK, ULAŞILABİLMEK, ULAŞTIRABİLME
BULAŞIKÇILIK, BULAŞTIRILMA, KAMULAŞTIRMA, KOYULAŞTIRMA, RANDEVULAŞMA, TURUNCULAŞMA, TUTUCULAŞMAK, BUĞULAŞTIRMA, BULAŞABİLMEK, BULAŞIVERMEK, ÇOCUKSULAŞMA, DOĞULULAŞMAK, DURULAŞTIRMA, TABULAŞTIRMA, ULAŞILABİLME, UYDULAŞTIRMA
BULAŞICILIK, BULAŞIKHANE, BULAŞKANLIK, BULAŞTIRMAK, MEŞRULAŞMAK, TORTULAŞMAK, TURŞULAŞMAK, TUTKULAŞMAK, TUTUCULAŞMA, BULAŞABİLME, BULAŞIVERME, BULAŞTIRICI, DOĞULULAŞMA, KONŞULAŞMAK, ULAŞABİLMEK, ULAŞIVERMEK, YARÇULAŞMAK, YAVRULAŞMAK
BUĞULAŞMAK, BULAŞIKLIK, BULAŞILMAK, DURULAŞMAK, KOYULAŞMAK, KURULAŞMAK, KUZULAŞMAK, MEŞRULAŞMA, SULULAŞMAK, TABULAŞMAK, TONLULAŞMA, TORTULAŞMA, TURŞULAŞMA, TUTKULAŞMA, ULAŞTIRMAK, UYDULAŞMAK, BOZULAŞMAK, BULAŞLAMAK, BULAŞTIRMA, COZULAŞMAK, ULAŞABİLME, ULAŞDIRMAK, ULAŞIVERME, ULAŞMAKLIK, ZOBULAŞMAK
BUĞULAŞMA, BULAŞIKÇI, BULAŞILMA, DURULAŞMA, KOYULAŞMA, KURULAŞMA, KUZULAŞMA, SULULAŞMA, TABULAŞMA, ULAŞILMAK, ULAŞTIRMA, UYDULAŞMA, ALTULAŞIM, BOZULAŞMA, KAMULAŞMA, ULAŞUKLUK, ULULAŞMAK
BULAŞICI, BULAŞKAN, BULAŞMAK, ULAŞILMA, DULAŞMAK, GULAŞMAK, HAYKULAŞ, ŞEYHULAŞ, ULAŞTURU, ULULAŞMA
BULAŞIK, BULAŞMA, ULAŞMAK, BULAŞIH, BULAŞIM, BULAŞOH, BULAŞUH, PULAŞTA, ULAŞKAN, ULAŞLAR
ULAŞIM, ULAŞMA, ULAŞIK, ULAŞLI, ULAŞTI
GULAŞ, ULAŞI, ULAŞU
ULAŞ
ULAŞ
Sivas iline bağlı ilçelerden biri.
BULAŞTIRIVERMEK
Çabucak bulaştırmak.
BULAŞTIRABİLME
Bulaştırabilmek işi.
MEŞRULAŞTIRMAK
Meşru duruma getirmek.
BULAŞTIRIVERME
Bulaştırıvermek işi.
MEŞRULAŞTIRABİLME
Meşrulaştırabilmek işi.
KAMULAŞTIRABİLMEK
Kamulaştırma imkânı olmak, devletleştirebilmek.
DOĞULULAŞTIRMAK
Doğulu duruma getirmek.
ULAŞILABİLİRDİK
Bir soruşturu ya da görüşmede kendilerinden bilgi alınacak olan yanıtlayıcıların alanda bulunma ya da elde edilme olanağı.
KAMULAŞTIRILMAK
Kamulaştırma işi yapılmak, devletleştirilmek.
MEŞRULAŞABİLMEK
Meşru duruma gelebilmek.
KOYULAŞTIRABİLME
Koyulaştırabilmek işi.
BULAŞTIRABİLMEK
Bulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAMULAŞTIRABİLME
Kamulaştırabilmek işi, devletleştirebilme.
KOYULAŞTIRABİLMEK
Koyulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
GECEKONDULAŞMAK
Gecekondu sayısı çoğalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARIZ
Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
BALDIRSOKAN
Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
BALLANMAK
Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AMAÇ
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AMAÇLAMAK
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.