Kelimeler arşivinde; içinde "teli" olan, toplam 110 tane kelime bulunuyor. İçerisinde teli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu teli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında teli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TRANSEPİTELİYAL, TRİKOEPİTELİYOM
EPİTELİOTROPİK
METELİKSİZLİK, NİTELİKSİZLİK, EPİTELİYOKİST, EPİTELİZASYON, METELİKKAĞIDI
ÜNİVERSİTELİ, EPİTELİYALİS, MİKROSATELİT, NİTELİKLİLİK
BİRLİKTELİK, AMMONOTELİK, FORMALİTELİ, GEÇMİŞTELİK, KİLTELİİĞNE, KÜLÜŞEFTELİ, METELİKDARI, PROPANTELİN, TELİMSİNMEK
FİLATELİST, İNTELİJANS, METELİKSİZ, NİTELİKSİZ, ÇARPMATELİ, EPİTELİYOM, GÜLŞEFTELİ, KAPASİTELİ, KERESTELİK, METANTELİN, NETELİKSİZ, TELİMSİNİR, ÜRİKOTELİK
ACENTELİK, AHESTELİK, ALÜFTELİK, AŞÜFTELİK, ERİŞTELİK, ERKETELİK, FAKÜLTELİ, GAZETELİK, KERESTELİ, KORKUTELİ, NİTELİKLİ, ENDOTELİN, FRİTELİNO, KAVAKTELİ, KESTELİPİ, MİKROTELİ, OTORİTELİ, ÖZNİTELİK, PETENTELİ, TELİBLİSİ, ÜREOTELİK
BESTELİK, FİLATELİ, KALİTELİ, KÖFTELİK, MUHTELİF, MUHTELİS, MUHTELİT, POLATELİ, REÇETELİ, SAHTELİK, ÇİFTELİK, ÇİKTELİK, DAVUTELİ, ERİŞTELİ, GALİTELİ, HESTELİG, MURATELİ, PEÇETELİ, POLİTELİ, POLTELİK, SAMETELİ, SÖĞÜTELİ, TELİKELİ, TERETELİ
BESTELİ, ÇİFTELİ, METELİK, NİTELİK, NÜKTELİ, TENTELİ, ÜSTELİK, ÇENTELİ, ÇEVTELİ, ERTELİK, MASTELİ, METELİS, MÜTTELİ, ÖRTELİK, ŞEFTELİ, TELİMER, TELİTİS, TELİVON, TERTELİ, ÜMİTELİ, YETELİK, YİTELİK
TELİF, TELİN, TELİS, ÖTELİ, TELİJ, TELİK, TELİM, TELİZ
TELİ
TELİ
Diken.
METELİKKAĞIDI
Nüfus cüzdanı.
METELİKSİZLİK
Züğürtlük.
EPİTELİOTROPİK
Epitel hücrelerine karşı eğilim gösteren.
NİTELİKSİZLİK
Niteliksiz olma durumu, kalitesizlik.
MİKROSATELİT
DNA'nın çok kısa olan zinciri olup yüksek derecede polimorfiktir ve akrabalık analizleri için ideal bir markırdır.
EPİTELİYALİS
Epitelle ilgili olan.
AMMONOTELİK
Suda yaşıyan canlılarda, memeliler hariç, fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak amonyak biçiminde atılımı.
TRANSEPİTELİYAL
Epitelin arasından veya epitelin bir tarafından diğer tarafına geçen.
FORMALİTELİ
Formalitesi olan.
EPİTELİYOKİST
Klamidyoz.
ÜNİVERSİTELİ
Üniversite öğrencisi.
TRİKOEPİTELİYOM
Kıl foliküllerindeki keratinositlerden köken alan sert, beyaz renkte, loplu ve kapsüllü, özellikle köpeklerde görülen iyicil deri tümörü. Merkezi keratinleşme ve bunu çevreleyen folikül benzeri bazal hücrelerinin bulunmasıyla ayrılır.
BİRLİKTELİK
Birlikte olma durumu, beraberlik.
NİTELİKLİLİK
Nitelikli olma durumu, kalifikasyon.
EPİTELİZASYON
Zedelenmeye uğramış yüzeyin epitel hücrelerinin çoğalmasıyla oluşan iyileşmesi. Çıplak bir bölgede epitel çoğalması, yara iyileşmesinin en son evresi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
ALAMETİFARİKA
Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.
ANNELİK
Anne olma niteliği veya durumu, analık. Anneye yakışan davranış.
ANILAŞMAK
Anı niteliği kazanmak.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ALMAŞLI
Almaş niteliği olan.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
APTALCA
Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.
ANITSAL
Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AKADEMİK
Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.