Kelimeler arşivinde; içinde "salah" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde salah bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu salah ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında salah olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SALAHİYETSİZLİK
SALAHİYYETDAR
SALAHİYETSİZ, SALAHİYETTAR
SALAHİYETLİ
SALAHATTİN, SALAHİYYET, SALAHORLUH
SALAHİYET
SALAHANA
AMSALAH, FOSALAH, SALAHOR
SALAHİ
SALAH
SALAH
Düzelme, iyileşme, iyilik.
SALAHİYETLİ
Yetkili.
AMSALAH
Şaşkın, budala, ahmak, alık, pısırık.
SALAHOR
Budala, ahmak.
SALAHİYET
Yetki.
FOSALAH
Şişman olduğu halde kuvvetsiz olan kişi.
SALAHATTİN
Konya kenti, Sille nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SALAHİ
İyilikle, barışla ilgili.
SALAHORLUH
İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.
SALAHİYETSİZLİK
Yetkisizlik.
SALAHANA
İşsiz, başıboş dolaşan kimse. Tembel. Serseri, başıboş. Serseri, başı boş. Arapça kökenli Far. selh-hâne: (salhane köpekleri gibi) serseri; başıboş; işsiz güçsüz.
SALAHİYETSİZ
Yetkisiz.
SALAHİYETTAR
Yetkili.
SALAHİYYETDAR
yetkili.
SALAHİYYET
yetki.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YETKİSİZLİK
Yetkisiz olma durumu, salahiyetsizlik.
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.
ONMAK
Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.
DOMİNANS
Baskınlık. Allel gen çiftlerinden birinin diğeri üzerine etkisini tam veya kısmen göstermesi. Hâkimiyet, salahiyet, tahakküm, üstünlük, başatlık.
İYİLİK
İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.
YETKİSİZ
Herhangi bir işte yetkisi olmayan, salahiyetsiz.
SELEHİYET
Salahiyet.
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.
İYİLEŞMEK
İyi duruma gelmek. Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek, salah bulmak.