İçinde RENG geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "reng" olan, toplam 89 tane kelime bulunuyor. İçerisinde reng bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu reng ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında reng olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

FARENGOPARALİZİS, LARENGOTRAKEİTİS

15 harfli kelimeler

LARENGOSTENOZİS, FARENGOSTENOSİS, RETROFARENGİTİS, RETROFARENGİYAL, KAHVERENGİLEŞME, ZEKİMÜRENGÖBEĞİ

14 harfli kelimeler

LARENGOFARENKS, NAZOFARENGİTİS, RİNOLARENGİTİS, NAZOFARENGİYAL

13 harfli kelimeler

OROFARENGİYAL, LARENGOPLASTİ, ESRARENGİZLİK, FARENGOTERAPİ, KAHVERENGİMSİ

12 harfli kelimeler

FARENGOSTOMİ, LARENGOSTOMİ, FARENGOSPAZM, FARENGOSKOPİ, FİRENGİLEMEK, LARENGOSPAZM, LARENGOSKOPİ, FARENGOPLEJİ, FARENGEKTOMİ, LARENGOPLEJİ, LARENGOGRAFİ, KESTANERENGİ, LARENGEKTOMİ

11 harfli kelimeler

LARENGOSKOP, LARENGORAJİ, LARENGOPATİ, LARENGİSMUS, FARENGORAJİ, FARENGOSKOP, FARENGOPATİ, FARENGİSMUS, LARENGOTOMİ, ÖLKERENGELİ, İĞRENGENLİK, DİRENGENLİK

10 harfli kelimeler

FRENGİSTAN, GERENGİLİK, BERENGHARİ, KAHVERENGİ, LARENGİTİS, ESRARENGİZ

9 harfli kelimeler

ZERENGADE, RENGARENK, YİĞRENGEN, HEDERENGİ, ÇEVRENGEÇ

8 harfli kelimeler

KÜLRENGİ, DİRENGEN, İĞRENGEN, TİRENGEZ, SERENGÜL, DİRENGEÇ, RENGİNAR, PÖHRENGH, DİVRENGİ, MERENGİŞ, ETİRENGİ, EVRENGEÇ, LALRENGİ, FRENGİLİ, GÖRENGEL

7 harfli kelimeler

FIRENGİ, LARENGO, NİRENGİ, GİRENGİ, DİRENGİ, GERENGİ, PÖHRENG, ÖRENGÜL, ERENGÜÇ, ORENGEÇ, ERENGÜL, ERENGÜN, FİRENGİ

6 harfli kelimeler

GERENG, RENGİN, GİRENG, İRENGE, FRENGİ, FIRENG

5 harfli kelimeler

İRENG

4 harfli kelimeler

RENG

Bazı kelimelerin anlamları

RENG

Renk.

OROFARENGİYAL

Ağız ve yutağı içeren bölümle ilgili olan.

LARENGOPLASTİ

Gırtlak felcinde solunum yolunu rahatlatmak için dikiş uygulanması.

RETROFARENGİYAL

Yutak ardı.

LARENGOTRAKEİTİS

Enfeksiyöz larengotrakeitis.

RİNOLARENGİTİS

Burun ve gırtlak mukozalarının yangısı.

NAZOFARENGİTİS

Yutağın yumuşak damak üstünde kalan bölümünün yangısı.

FARENGOPARALİZİS

Yutak felci.

LARENGOFARENKS

Yutağın gırtlakla ilişkili, epitel katmanı çok katlı yassı ve epitel altı gevşek bağ dokudan oluşan bölümü.

RETROFARENGİTİS

Yutak ardı yangısı.

LARENGOSTENOZİS

Gırtlak daralması.

ZEKİMÜRENGÖBEĞİ

Kadın süeteri üzerine yapılan bir süs. (Yalvaç Isparta).

FARENGOSTENOSİS

Yutak daralması.

KAHVERENGİLEŞME

Maillart reaksiyonu.

ESRARENGİZLİK

Gizemlilik.

NAZOFARENGİYAL

Nazofarenksle ilgili olan. Burun ve yutakla ilgili.

  -   -   -  

Anlamında RENG bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RENG geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AKAJU

Maun. Maun renginde olan. Maundan yapılmış.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

AKÇIL

Rengi atmış, ağarmış. İçinde ak renk bulunan.

AÇIKLAŞMAK

Açık duruma gelmek. Rengi açılmak.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

AKÇILLANMAK

Akçıl duruma gelmek, rengi atmak veya atmış gibi olmak.

AÇIKLAŞTIRMAK

Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

AĞARIK

Beyazlaşmış. Rengi solmuş.

AKSEDİR

Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

ABADİ

Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.

ALACABALIKÇIL

Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).

AĞARMAK

Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.