İçinde NAKA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "naka" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde naka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu naka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında naka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

FERAHNAKAŞİRAN

12 harfli kelimeler

DANAKALDIRAN

11 harfli kelimeler

TUMANAKAÇAN

10 harfli kelimeler

DONAKALMAK, PIRNAKAPAN, NAKARATSIZ, KONAKADÜZÜ, MÜNAKAŞALI, KONAKALMAZ

9 harfli kelimeler

NAKARATLI, ALTINAKAR, DONAKALMA, MÜNAKALAT

8 harfli kelimeler

MANAKADI, PIRNAKAL, MÜNAKAŞA, DAHANAKA, ÇIRNAKAZ, BURNAKAL, SANAKALI, ANAKADIN, SINAKALI, MÜNAKASA, MÜNAKALE

7 harfli kelimeler

TUNAKAN, HORNAKA, İHİNAKA, ANAKAYA, AHANAKA, NAKARAT

6 harfli kelimeler

SANAKA, ANAKAT, SINAKA, TANAKA, TONAKA, NAKAVT, ZANAKA

5 harfli kelimeler

NAKAM, NAKAT

4 harfli kelimeler

NAKA

Bazı kelimelerin anlamları

NAKA

Tavuk yavrusu, civciv.

NAKARATSIZ

Nakaratı olmayan.

FERAHNAKAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde bir makam.

KONAKALMAZ

Elâzığ ilinde, İçme bucağına bağlı bir bölge.

DONAKALMA

Donakalmak durumu.

DONAKALMAK

Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.

NAKARATLI

Nakaratı olan.

TUMANAKAÇAN

Kapsül.

MÜNAKAŞALI

Münakaşası olan, içinde veya üzerinde münakaşa edilen.

PIRNAKAL

Çulluk.

MANAKADI

Çoban köpeği.

MÜNAKALAT

Ulaştırma.

KONAKADÜZÜ

Muş şehri, Korkut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ALTINAKAR

Diyarbakır şehrinde, Çınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

PIRNAKAPAN

Erzurum şehri, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DANAKALDIRAN

Kuzgun. Akbaba.

  -   -   -  

Anlamında NAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TARTIŞMAK

Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak. Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak rakibin zayıf yanlarını aramak. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek çekişmek, münakaşa etmek.

MEYAN

Meyan kökü. Şarkıların makam geçişlerinin yapıldığı ve melodik hareketin nakarata bağlandığı bölüm. Ara, orta.

CENKLEŞMEK

Savaşmak. Atışmak, çekişmek, münakaşa etmek.

ULAŞIM

Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.

DARTIŞIK

İhtilâf, niza, münakaşa, çekişme.

CEDDALE

Münakaşa, ağız kavgası.

BAŞKEMER

(Mimarlık) Bir anakapının silmeli ve süslü kemeri.

ÇENTELEŞMEK

Pazarlık etmek. Çekişmek, münakaşa etmek.

ŞARKI

Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.

TARTIŞMA

Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılmış olan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma.

KAVUŞTAK

Nakarat.

CINGIŞMAK

Münakaşa etmek.

ÇENDELEŞMEK

Çekişmek, münakaşa etmek. Tartışmak.

ADALAMAK

Münakaşa etmek, tartışmak. Bir yerin etrafı yağmur sulariyle dolarak ada haline gelmek.

TAŞLAŞMAK

Taş durumuna gelmek. Çok şaşırarak bir şey yapamaz, konuşamaz duruma gelmek, donakalmak.

AYTIŞMAK

Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.

CEDEL

Tartışma, çekişme, münakaşa etme.

ULAŞTIRMA

Ulaştırmak işi. İnsanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü, münakalat. Orduda malzeme ve personel taşıma işlerini sağlayan sınıf.

MÜNAZAA

Ağız kavgası, çekişme, münakaşa. İki taraf arasındaki kavga, düşmanlık.

CEDELLEŞMEK

Tartışmak, münakaşa etmek, becelleşmek, cebelleşmek. Uğraşmak, çabalamak, becelleşmek, cebelleşmek.