İçinde KOVU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kovu" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kovu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kovu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kovu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KOVUŞTURMAZLIK

11 harfli kelimeler

KOVUŞTURMAK

10 harfli kelimeler

KOVUKPELİT, KOVUKLAŞMA, KOVUŞTURMA, KOVUKÇINAR

9 harfli kelimeler

YILANKOVU, KOVURTMAK, KOVUKYURT, KARAKOVUK

8 harfli kelimeler

KOVUŞMAK, KOVURMAK, KOVURGEÇ, KOVUNMAK, KOVULMAK

7 harfli kelimeler

KOVUCUK, KOVULMA, KOVURMA, KOVULUŞ, KOVUNTU, KOVUKLU, KOVUCAK

6 harfli kelimeler

KOVUCU, SEKOVU

5 harfli kelimeler

KOVUŞ, KOVUH, KOVUK, KOVUZ

Bazı kelimelerin anlamları

KOVU

Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi.

KOVUNMAK

Övünmek.

KOVUŞTURMAZLIK

(Söz sanatı terimi) Cümlede, başlanmış bulunan bir kuruluşu bırakıp sözü başka bir kuruluşla bitirme çalımı. "O sana bu kadar iyilik etsin, sonra da ondan en ufak bir yardımı esirgemek!" gibi ki baştaki cümleye göre son parça sonra da sen ondan en ufak bir yardımı esirge! şeklinde olmalı idi.

YILANKOVU

Yılankavi.

KOVUKLAŞMA

Yenim olayı sonucu metal yüzeyin kovuk kovuk olması.

KOVUŞTURMA

Kovuşturmak işi, takibat, takip.

KOVUKPELİT

Sakarya şehri, Kocaali belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KARAKOVUK

Su kıyılarında yetişen maydonozgillerden, böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki.

KOVURTMAK

Bırakmak, salmak.

KOVUKYURT

Balıkesir şehri, Sarıbeyler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KOVUKÇINAR

Adana ilinde, Feke ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KOVUŞTURMAK

Suçlu olduğu ileri sürülen biri için gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmak, takip etmek.

KOVULMAK

Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak.

KOVUŞMAK

İnek çiftleşmek istemek, boğaya gelmek. Koşmada yarışmak, yarış etmek, birbirini kovalamak.

KOVURGEÇ

Kahve kavrulan tava.

KOVURMAK

Kavurmak.

  -   -   -  

Anlamında KOVU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SEPETLENMEK

Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.

BARABAT

Hile, düzen, yalan. Usûl, tarz, âdap, erkân. Hamsi, sargan gibi küçük balıkları tutmakta kullanılan balık ağı: Barabatı alalım, hamsiyi saralım. Tarlakoz. Deniz kıyılarındaki kovuklarda saklanan hamsileri yakalamak için kullanılan ağ. (Zefre Espiye Giresun).

SAVCI

Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.

MORG

Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.

AKKAYACIK

Yuvasını kayaların derin kovuklarında yapan, kanatları siyah tüylü küçük bir kuş.

MAĞARA

Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.

AZINTI

İşe yaramıyan ve nerden geldiği belli olmıyan, serseri. Zorba, azgın. Azıtılmış hayvan. Cinsi, soyu bozulmuş şey. Yoldan çıkmış, azmış, uslanmayan kimse. Yolundan sapmış, kovulmuş.

KOVUNTU

Kovulmuş kimse.

TAKİP

Yetişmek, yakalamak ya da bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Kovuşturma. Ardınca gitme veya gelme. İzinden gitme, uyma, izleme. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket.

MATRUT

Kovulmuş, çıkarılmış.

BARDAKCI

Taze incir. Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

İN

Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.

KOVULMA

Kovulmak işi.

ADESE

Mercek. Kovucuk.

ARDLAMAK

Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.

ŞEYTAN

Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse).

ENDOSKOPİ

İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.

DOLGU

Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.

TAKİBAT

Kovuşturma.