Kelimeler arşivinde; içinde "kese" olan, toplam 139 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kese bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kese ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kese olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİTKİKESENGİLLER
ESKİKIZILCAKESE, KIZILHAMURKESEN, KUMRUHAMURKESEN, YENİKIZILCAKESE
ESKİBOĞAZKESEN, GÜNEYKALINKESE, HORZUMKESERLER, YENİBOĞAZKESEN
BÜYÜKAKÇAKESE, KÜÇÜKAKÇAKESE
KESERZIMBASI, KUZKALINKESE
KESEKLENMEK, BÜYÜKESENCE, ÇEVRİMKESER, KELTENKESEK, KESKİNKESER, KIZILCAKESE, KÜÇÜKESENCE
BOĞAZKESEN, ÜLKESELLİK, ÇAPAKESERİ, ÇAPUTKESEN, EŞKESENLİK, HAMURKESEN, KESEBİLMEK, KESEĞENLİK, KESEKLENME, KESELENMEK, KESELETMEK, KESERLEMEK, ÖFKESELLİK, SIRIMKESEN, YUKARIKESE
AĞAÇKESEN, IŞIKKESEN, KESELEMEK, KESELENİŞ, KESELENME, KESELETME, KESELİLER, KESENEKÇİ, TEKESEMEK, ALTIKESEK, AŞAĞIKESE, KARAKESEK, KAYAKESEN, KESEBİLME, KESEGELEN, KESELEKGE, KESELEKKE, KESENEKGE, KESENETLİ, KESEPINAR, KIZILKESE, PIRTKESEK, SİVRİKESE, SUKESETEK, TÖKESEMEK, YAĞIKESEN
BAĞKESEN, KESELEME, YELKESEN, YOLKESEN, AĞAÇKESE, AKÇAKESE, ALANKESE, CİBKESEN, CİPKESEN, ÇİPKESEN, DENKESER, HAPKESEN, HIZKESER, KARAKESE, KELKESER, KESEALAN, KESEKABI, KESEKÇİK, KESENALİ, KESENELİ, KESENKES, KESENLER, KESENLİK, KESENÖZÜ, KESENTAŞ, KESERCİK, KESERGEN, KESERİYE, KESERTAŞ, SONKESEN, Devamını Oku »»
İLKESEL, KESECİK, KESEDAR, KESEKLİ, KESENEK, ÜLKESEL, ALAKESE, BELKESE, ÇATKESE, DİLKESE, DİNKESE, İKİKESE, KESEBİÇ, KESECEK, KESECÜK, KESEGEN, KESEĞEN, KESEKES, KESEKLE, KESEKÖY, KESELEK, KESEMET, KESENET, KESESİZ, KESEVZE, KESEYAK, KESEYEN, KESEYİN, TEKESEK
KESELİ, KESENE, AKKESE, KESELE, KESERİ, KESEYH
KESEK, KESEL, KESEN, KESER, KESEĞ, KESEH, KESES, KESEY
KESE
KESE
Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
ESKİBOĞAZKESEN
Sivas kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BÜYÜKAKÇAKESE
Ordu şehrinde, Korgan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BİTKİKESENGİLLER
Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) üst familyasından, gagaları kuvvetli ve dişli, Güney Amerika'da yaşayan bir familya. Şili bitkikesen kuşu (Phytotoma rara) türü iyi bilinir.
BÜYÜKESENCE
Sakarya şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÜÇÜKAKÇAKESE
Ordu şehrinde, Kumru belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YENİBOĞAZKESEN
Sivas şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ESKİKIZILCAKESE
Ordu şehri, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HORZUMKESERLER
Manisa şehrinde, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
YENİKIZILCAKESE
Ordu şehri, Tekkiraz bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KUZKALINKESE
Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KESERZIMBASI
Keser sapını delmek için kullanılan ucu sivri demir araç. (Yalvaç Isparta).
KESEKLENMEK
Toprak, parça parça olmak.
KUMRUHAMURKESEN
Gaziantep şehrinde, Şahinbey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KIZILHAMURKESEN
Gaziantep şehri, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GÜNEYKALINKESE
Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
DIŞKILIK
Bazı omurgalılarda, özellikle keseliler, sürüngenler ve kuşlarda, bağırsak ile sidik ve üreme kanallarının açıldığı yer.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
BİRER
Herkese bir.
AYDEMİR
Yüzü yay biçiminde bir keser türü.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
BOĞAZLAMAK
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.
BİRLEŞEN
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay).
DOĞRAMAK
Keserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
GEBRE
Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese. Gebre otunun yemişi.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
BÜZME
Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).
DANABURNU
Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu (Gryllotalpa vulgaris). Aslanağzı.
AMNİYON
Döl kesesi.
EŞKIYA
Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar.
BARDA
Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.
BIÇKICI
Bıçkı ile ağaç ve tahta kesen kimse. Bıçkı yapıp satan kimse.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.