Kelimeler arşivinde; içinde "karava" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde karava bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu karava ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında karava olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIKARAVAİZ
AŞAĞIKARAVAİZ
KARAVANACI, KARAVAŞLIK
KARAVANA, KARAVANK
KARAVAN, KARAVAŞ
KARAVA
KARAVA
İvecenlik.
YUKARIKARAVAİZ
Gaziantep ilinde, Araban ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAVANACI
Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.
KARAVAN
Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç.
KARAVANA
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.
KARAVAŞLIK
Karavaş olma durumu.
KARAVANK
Toprak çanak.
AŞAĞIKARAVAİZ
Gaziantep ili, Araban belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KARAVAŞ
Savaşta tutsak edilen veya satın alınan kadın köle.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KERES
Büyük ve derin karavana.
ODALIK
Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın. Padişah, şehzade ve paşaların saraya alınan karavaşlar arasından seçtikleri kadın, ikbal.
KARVANA
Karavana.
KÖLEMEN
Kölelerden kurulan bir asker sınıfı. Birinin sahip olduğu köle veya karavaş.
KUL
Tanrı'ya göre insan. Karavaş. Köle.
LAENCE
Karavana denilen yemek kabı.
LEHEN
Karavana denilen yemek kabı. Leğen.
İLAĞAN
Karavana.
KARAĞANA
Karavana.
GÖĞERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.
TİRKİ
1.Küçük bakır leğen ya da büyük yemek kabı, karavana. 2.Çamaşır leğeni. 3.Derin bakır tepsi. 4.Ağaçtan yapılmış hamur teknesi. İçine un, yağ ve benzerleri şeyler konulan ağaç çanak. 6.Kısa saplı, yuvarlak ağaç kaşık : Tirki ile tekneye un kattım. 7.Ağaç havan. 8.Ekmek kabı. Postal, çizme. Leğen. Hamur yoğrulan küçük kap, tekne. Az pişmiş yemek. Ağaç çanak. Küçük leğen. Kâse biçiminde tuz kabı. (Beyceli Fatsa Ordu). Tuz havanı. (Kuzköy Akkuş Ordu). Yağ saklama kabı. (Beyceğiz Fatsa Ordu)bk. tirke). Çamaşır ya da banyo leğeni. (Ağıl Eğridir Isparta).
HASEKİ
Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.
DIGAN
Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. Leğen. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze.
İLAANÇE
Karavana.
KİLERCİUSTA
Osmanlı sarayının harem bölümünde yemek işlerine bakan karavaş.
KOPANA
Ağaçtan oyularak yapılan karavanamsı kap, çanak. Ağaçtan yapılmış tekne, yalak. Ufak teneke. Ağaç tekne. (İslambey Pınarhisar Kırklareli).
SODAN
Küçük kenarlı bakır tepsi. Karavana. Yumurta tavası.