İçinde GERE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gere" olan, toplam 139 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

GEREKÇELENDİRMEK

15 harfli kelimeler

GEREKÇELENDİRME, YADGEREKİRCİLİK

13 harfli kelimeler

GEREKÇESİZLİK, ENGEREKGİLLER, GEREKMEZCİLİK

12 harfli kelimeler

GEREKİRCİLİK, GEREĞİERTESİ, GEREĞİNLEYİN, GEREKTİĞİNDE, GEREVİŞLEMEK

11 harfli kelimeler

GEREKSİNMEK, GEREKSİZLİK, GEREKTİRMEK, GEREKLENMEK, GERENLENMEG, GEREYLENMEK, GEREZLENMEK, TÖNGEREKMEK

10 harfli kelimeler

GEREKÇESİZ, GEREKLİLİK, GEREKSEMEK, GEREKSİNİM, GEREKTİRİM, ENDEGEREDE, GEREBİLMEK, GEREKDÜĞÜN, GEREKİRLİK, GEREKLEYİŞ, GEREKSİNME, GEREKTİRME, GERENGİLİK, GERENLEMEK, GERENNEMEK, GERENSEMEK, GERESLEMEK, GEREVİŞTEN, GÜGERENLİĞ, HAMZAGEREK, KANATGEREN, KIZILGEREN

9 harfli kelimeler

GEREĞİNCE, GEREKÇELİ, GEREKİRCİ, GEREKSEME, GENEGEREŞ, GEREBİLME, GEREDELLİ, GERENİMEK, GERENKOVA, SARIGEREN

8 harfli kelimeler

GEREKLİK, GEREKMEK, GEREKSİZ, AFFİGERE, ARRİGERE, ÇENGEREK, DİGERERE, GEREDELİ, GERELMEK, GERENCİK, GERENKÖY, GERENLİK, GERENMEK, GERENÖZÜ, GERERMEK, İLENGERE, İLİNGERE, İNTEGERE, TENGEREK

7 harfli kelimeler

ENGEREK, GEREKÇE, GEREKLİ, GEREKME, GERELTİ, DRİGERE, ERİGERE, FENGERE, FİNGERE, GECGERE, GEÇGERE, GEJGERE, GEREBİÇ, GEREKİM, GEREMEK, GEREMET, GEREMİT, GERENEK, GERENGİ, GERENLİ, GERENSE, GERENSİ, GERENTİ, GEREVET, GEREVİÇ, GEREVİT, GEREVÜT, GEZGERE, GOZGERE, GÖZGERE, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

GEREDE, AŞGERE, ENGERE, EŞGERE, GEREBİ, GEREĞİ, GERELİ, GEREME, GERENG, GERERE, GEREVİ, GEREVÜ, GEREZA, TEGERE

5 harfli kelimeler

GEREÇ, GEREK, GEREN, EGERE, GEREL, GERER, GEREY, GEREZ

4 harfli kelimeler

GERE

Bazı kelimelerin anlamları

GERE

Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

ENGEREKGİLLER

Örneği engerek olan zehirli yılanlar familyası. Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) yılanlar (Ophidia) alt takımının, oluklu zehir dişliler (Solenoglypha) bölümünden, başları üçgen biçiminde, kuyrukları kısa, doğurarak çoğalan, çok zehirli bir familya. (Viperidae),türleri iyi bilinirler.

GEREKMEZCİLİK

İnsanın istenç özgürlüğünü saltıklaştırarak, gerçekte bilimin temeli olan gerekirciliği ve nedenselliğin genel geçerlilik niteliğini yadsıyan öğretilerin genel adı.

YADGEREKİRCİLİK

Neden ve sonucun birbirini izlemesinde kesin bir zorunluk olmadığını; yenilik, bağımsızlık ve şans gibi etmenlerin de neden - sonuç bağıntısı kadar olaylar arasındaki ilişkiyi belirlediğini ileri süren, bu bakımdan gerekirciliğin karşıtı olan öğreti, bk. gerekircilik.

GEREVİŞLEMEK

Alelacele yapmak.

GEREKÇESİZLİK

Gerekçesiz olma durumu.

GEREKTİĞİNDE

Ödek üzerinde bulunan ve gerektiği zaman kimin tarafından ödeme yapılacağını ya da borçlanımı bildiren deyim.

GEREKSİNMEK

İhtiyaç duymak, ihtiyacı olmak.

GEREKSİZLİK

Gereksiz olma durumu, lüzumsuzluk.

GEREĞİNLEYİN

Lüzumu kadar, gereği gibi, iyice.

GEREĞİERTESİ

Pazartesi.

GEREKLENMEK

Kullanmak: Sabunu iyi gereklen.

GEREKÇELENDİRMEK

Gerekçeli duruma getirmek.

GEREKİRCİLİK

Belirlenimcilik.

GEREKÇELENDİRME

Gerekçelendirmek işi.

GEREKTİRMEK

Gerekli kılmak, icap ettirmek, istilzam etmek.

  -   -   -  

Anlamında GERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

ADAMAKILLI

Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.

AHMAK

Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

AKAİT

Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.

AÇ

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AFAKİ

Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.