GERİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "geri" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. geri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu geri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde geri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GERİLEYEBİLMEK, GERİLETEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GERİLLALAŞMAK, GERİLİMSİZLİK, GERİLEYEBİLME, GERİLETEBİLME

12 harfli kelimeler

GERİLLALAŞMA, GERİLLACILIK, GERİLİMÖLÇER, GERİLİMBÖLEN, GERİŞKATIRCI, GERİBİLDİRİM

11 harfli kelimeler

GERİSİNGERİ, GERİSAÇILIM, GERİNNEŞMEK, GERİNLEŞMEK

10 harfli kelimeler

GERİÇEVRİM, GERİLİMSİZ, GERİBESLEM, GERİLLALIK, GERİLETMEK

9 harfli kelimeler

GERİTKÖYÜ, GERİLİMLİ, GERİLEYİŞ, GERİTEPME, GERİTEPKİ, GERİLETME, GERİCİLİK, GERİLLACI, GERİLEMEK, GERİVERME

8 harfli kelimeler

GERİTMEK, GERİATRİ, GERİLMEK, GERİMCEK, GERİMŞEK, GERİŞMEK, GERİNMEK, GERİŞLER, GERİLİYH, GERİKMEK, GERİLEME

7 harfli kelimeler

GERİLTİ, GERİYBE, GERİCEK, GERİŞLİ, GERİÇAM, GERİLLA, GERİREK, GERİNTİ, GERİLEK, GERİLME, GERİNME, GERİNİŞ, GERİNDİ, GERİNİM, GERİLİK, GERİMŞE, GERİMLÜ, GERİLİŞ, GERİMLİ, GERİMEK, GERİLİM

6 harfli kelimeler

GERİLİ, GERİBE, GERİME, GERİCİ

5 harfli kelimeler

GERİZ, GERİB, GERİM, GERİT, GERİÇ, GERİF, GERİŞ, GERİK, GERİP, GERİN

4 harfli kelimeler

GERİ

Bazı kelimelerin anlamları

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

GERİSAÇILIM

Bir ışınımın ya da parçacıklar demetinin geliş doğrultularından 90° den büyük açılarda saçılmaları.

GERİLEYEBİLMEK

Gerileme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GERİSİNGERİ

Geri geri; tekrar geriye.

GERİLLALAŞMAK

Gerilla gibi faaliyet göstermek.

GERİLLALAŞMA

Gerillalaşmak işi.

GERİNNEŞMEK

Gerinmek.

GERİLİMÖLÇER

Buhar, ayrışma, yüzey vb.ne ilişkin gerilimleri ölçen alet, tansiyometre.

GERİLİMBÖLEN

Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek.

GERİLETEBİLME

Geriletebilmek işi.

GERİLİMSİZLİK

Gerilimsiz olma durumu.

GERİŞKATIRCI

Bartın şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GERİBİLDİRİM

Herhangi bir dizgenin ürettiği çıktının, bu dizgeye girdi olarak geri verilmesi yoluyla dizgenin kendi amacından sapan davranışlarını adım adım düzeltmesi, böylece öz denetimini sağlaması olanağı.

GERİLEYEBİLME

Gerileyebilmek işi.

GERİLETEBİLMEK

Geriletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GERİLLACILIK

Gerillacı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında GERİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ART

Arka, geri. Arkada bulunan. Bir şeyin öbür yüzü.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ASINTI

Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.

ARTIK

İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.

ADIMLAMAK

Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

ARTAKALMAK

Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

ARİYET

Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

AVDET

Dönüş, geri gelme.

ATLAMA

Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

BAKİYE

Artık, artan, kalan, geri kalan şey. Kalıntı. Alacak ve borçlar arasındaki fark.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.