Kelimeler arşivinde; içinde "emiş" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde emiş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu emiş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında emiş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İŞİTİLMEMİŞLİK
TATARMEMİŞLER, GÖRÜLMEMİŞLİK, SITMAGÖRMEMİŞ
SERTLEŞMEMİŞ
YEMİŞLENMEK, TAHTAYEMİŞİ, YEMİŞENDERE, GÖRMEMİŞLİK, GELİNYEMİŞİ, İŞİTİLMEMİŞ, ÇEMİŞLENMEK, BİTMEMİŞLİK
YEMİŞLENME, EMİŞTÜRMEK, ÇEMİŞKEMEK, EMİŞBELENİ, EMİŞDİRMEK, ÇEMİŞGEZEK, YEMİŞÇİLİK, YEMİŞVEREN, MEMİŞKAHYA, EMİŞTİRMEK, MEMİŞLEMEK, GÖRÜLMEMİŞ
KARAYEMİŞ, SARIYEMİŞ, EMİŞTİRME, YEMİŞDERE, OKTÜREMİŞ, MEMİŞHANE, HACIMEMİŞ, AYIYEMİŞİ, MEMİŞHANA
KEMİŞMEK, EMİŞÜKLÜ, ÖDEMİŞLİ, KALLEMİŞ, SÖYLEMİŞ, ÇEMİŞMEK, YEMİŞLER, ÇEMİŞLİK, GÖRMEMİŞ, YEMİŞGEN, YEMİŞLEN, YEMİŞLİK, YEMİŞKEN, YEMİŞÇİL
YEMİŞLİ, SEMİŞGA, ÖRLEMİŞ, EMİŞMEK, MEMİŞLİ, YEMİŞÇİ, YEMİŞEN, EMİŞMEG, AKYEMİŞ, GÖMEMİŞ, SÜLEMİŞ, GELEMİŞ, YEMİŞAN, EMİŞKEN
EMİŞİK, EMİŞÜK, EMİŞİG, EMİŞÇİ, EKEMİŞ, ECEMİŞ, ÖDEMİŞ, EMİŞME
MEMİŞ, KEMİŞ, GEMİŞ, ÇEMİŞ, YEMİŞ
EMİŞ
EMİŞ
Emme işi.
GÖRÜLMEMİŞLİK
Görülmemiş olma durumu.
EMİŞTÜRMEK
Emdirmek, yavrulara analarını emdirmek.
YEMİŞENDERE
Muğla şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SERTLEŞMEMİŞ
Sertleşmeye uğramamış olan.
İŞİTİLMEMİŞLİK
İşitilmemiş olma durumu.
İŞİTİLMEMİŞ
O güne değin duyulmamış, şaşılacak, olağan dışı.
TAHTAYEMİŞİ
Mısırinciri yemişi.
SITMAGÖRMEMİŞ
Gür ve kalın (ses).
BİTMEMİŞLİK
Latincede, bir eylemi henüz sona ermemiş olarak anlatan fiil zamanı.
YEMİŞLENMEK
Ağaçlar meyve vermek.
ÇEMİŞLENMEK
Kuruyup tatlanmak.
GÖRMEMİŞLİK
Görmemiş olma durumu. Görmemişçe davranış.
TATARMEMİŞLER
Aydın şehrinde, Çine ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YEMİŞLENME
Yemişlenmek işi.
GELİNYEMİŞİ
Sarı papatya. Ayva ağacına benzeyen, çiçekleri mor renkli, fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
APTAL
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ANTSIZ
Ant içilmemiş.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
ANIZLIK
Anızı sürülmemiş tarla.