Kelimeler arşivi içinde; başında "emiş" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. emiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu emiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde emiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMİŞBELENİ, EMİŞDİRMEK, EMİŞTİRMEK, EMİŞTÜRMEK
EMİŞTİRME
EMİŞÜKLÜ
EMİŞKEN, EMİŞMEG, EMİŞMEK
EMİŞÇİ, EMİŞİG, EMİŞİK, EMİŞME, EMİŞÜK
EMİŞ
EMİŞ
Emme işi.
EMİŞBELENİ
Antalya şehrinde, Alanya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
EMİŞÜK
Süt kardeş. Her cuma günü koyun ve keçilerin sağılmadan önce yavrularına emdirilmesi: Emişük günü.
EMİŞDİRMEK
Sağmal hayvanları sağdıktan sonra yavrularına emdirmek.
EMİŞİG
Süt kardeş.
EMİŞME
Emişmek işi.
EMİŞMEK
Karşılıklı olarak emmek. Sağılmadan önce koyunlar kuzular tarafından gizlice emilmek.
EMİŞİK
Süt kardeş. Sağmal koyun ya da keçilerin oğlak ve kuzuları ile otlamaya gitmesi: Davarlar bugün emişik gitti. Sütkardeş.
EMİŞMEG
Su ile karıştırılan un, toprak, alçı gibi şeyler iyice bağdaşmak.
EMİŞTÜRMEK
Emdirmek, yavrulara analarını emdirmek.
EMİŞTİRMEK
Emişmelerini sağlamak.
EMİŞÜKLÜ
Süt kardeş.
EMİŞÇİ
Kuzu ya da oğlakları annelerine emdiren adam: Bu sene Ali'yi emişçi tuttum.
EMİŞTİRME
Emiştirmek işi.
EMİŞKEN
Pişince taneleri birbirine yapışan pirinç ve bulgur gibi şeyler: Bu pirinç emişkenmiş. Meme emmeye düşkün çocuk. Anasını sık sık emen kuzu: Emişkenlerden bir şey kalmıyor ki.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ANTSIZ
Ant içilmemiş.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
APTAL
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.
ANIZLIK
Anızı sürülmemiş tarla.
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.