Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emiş" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emiş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emiş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SITMAGÖRMEMİŞ
SERTLEŞMEMİŞ
İŞİTİLMEMİŞ
GÖRÜLMEMİŞ
KARAYEMİŞ, SARIYEMİŞ, OKTÜREMİŞ, HACIMEMİŞ
GÖRMEMİŞ, SÖYLEMİŞ, KALLEMİŞ
SÜLEMİŞ, ÖRLEMİŞ, GÖMEMİŞ, GELEMİŞ, AKYEMİŞ
EKEMİŞ, ECEMİŞ, ÖDEMİŞ
GEMİŞ, KEMİŞ, MEMİŞ, ÇEMİŞ, YEMİŞ
EMİŞ
EMİŞ
Emme işi.
KALLEMİŞ
Saça sürülen bir sıvı.
SÖYLEMİŞ
Bursa şehri, Yenişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
OKTÜREMİŞ
Ok gibi hareketli ve hızlı olan kimse.
ÖRLEMİŞ
İzmir ili, Zeytindağ bucağına bağlı bir bölge.
HACIMEMİŞ
Konya ilinde, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İŞİTİLMEMİŞ
O güne değin duyulmamış, şaşılacak, olağan dışı.
KARAYEMİŞ
Taflan.
GÖRÜLMEMİŞ
O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılacak nitelikte olan.
GÖMEMİŞ
Tunceli ili, Kocakoç bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GELEMİŞ
Antalya ili, Kalkan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SÜLEMİŞ
Düşmana karşı asker gönderen, savaş yapan.
SITMAGÖRMEMİŞ
Gür ve kalın (ses).
SARIYEMİŞ
Şeftali.
SERTLEŞMEMİŞ
Sertleşmeye uğramamış olan.
GÖRMEMİŞ
Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIZLIK
Anızı sürülmemiş tarla.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
APTAL
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
ANTSIZ
Ant içilmemiş.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).