Sonu EMİŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emiş" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emiş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında emiş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SITMAGÖRMEMİŞ

12 harfli kelimeler

SERTLEŞMEMİŞ

11 harfli kelimeler

İŞİTİLMEMİŞ

10 harfli kelimeler

GÖRÜLMEMİŞ

9 harfli kelimeler

KARAYEMİŞ, SARIYEMİŞ, OKTÜREMİŞ, HACIMEMİŞ

8 harfli kelimeler

GÖRMEMİŞ, SÖYLEMİŞ, KALLEMİŞ

7 harfli kelimeler

SÜLEMİŞ, ÖRLEMİŞ, GÖMEMİŞ, GELEMİŞ, AKYEMİŞ

6 harfli kelimeler

EKEMİŞ, ECEMİŞ, ÖDEMİŞ

5 harfli kelimeler

GEMİŞ, KEMİŞ, MEMİŞ, ÇEMİŞ, YEMİŞ

4 harfli kelimeler

EMİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

EMİŞ

Emme işi.

SERTLEŞMEMİŞ

Sertleşmeye uğramamış olan.

SITMAGÖRMEMİŞ

Gür ve kalın (ses).

GÖRMEMİŞ

Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.

OKTÜREMİŞ

Ok gibi hareketli ve hızlı olan kimse.

KALLEMİŞ

Saça sürülen bir sıvı.

KARAYEMİŞ

Taflan.

SARIYEMİŞ

Şeftali.

SÜLEMİŞ

Düşmana karşı asker gönderen, savaş yapan.

HACIMEMİŞ

Konya ilinde, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GELEMİŞ

Antalya ili, Kalkan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÖRÜLMEMİŞ

O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılacak nitelikte olan.

İŞİTİLMEMİŞ

O güne değin duyulmamış, şaşılacak, olağan dışı.

ÖRLEMİŞ

İzmir ili, Zeytindağ bucağına bağlı bir bölge.

GÖMEMİŞ

Tunceli ili, Kocakoç bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SÖYLEMİŞ

Bursa şehri, Yenişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında EMİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

APTAL

Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

ALAFRANGA

Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

ANIZ

Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

ABASIZ

Aba giymemiş olan.

ALVEOL

Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

ANTSIZ

Ant içilmemiş.

AKORTSUZ

Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.

ARDIÇ

Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).

ANAOKULU

Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ANIZLIK

Anızı sürülmemiş tarla.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ANAMALCI

Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.