Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emit" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ANTİSEMİT, TORASEMİT
SAKSEMİT, MUHTEMİT, KALLEMİT
EDREMİT, PİLEMİT, KEREMİT, GEREMİT, FELEMİT, BÖREMİT, BALEMİT, LÖSEMİT, KİREMİT
ELEMİT, ALEMİT
HEMİT, ÇEMİT
EMİT
EMİT
Ağaç budağı.
FELEMİT
Sandık ya da dikiş makineleri içindeki küçük göz, çekmece.
ELEMİT
İplik sarılan çıkrık. Boğmaca hastalığı.
MUHTEMİT
Sayman, mutemet.
BALEMİT
Palamut, çam ve meşe ağacının, meyvesi.
KALLEMİT
Çapkın.
KEREMİT
Baş sağlığı. Kiremit.
GEREMİT
Başsağlığı: Dayımın karısına geremite gittik.
ANTİSEMİT
Yahudilik karşıtı olan.
KİREMİT
Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.
LÖSEMİT
Kan kanserinde görülen deri belirtileri.
BÖREMİT
Fırında kızartılmış elma, armut. Haşlanmış meyve.
PİLEMİT
Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit.
SAKSEMİT
Uslu.
EDREMİT
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri. Van iline bağlı ilçelerden biri.
TORASEMİT
Furosemidin daha yavaş emilen bir türevi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KİREMİTÇİLİK
Kiremitçinin yaptığı iş.
ANK
Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt. Kavun, karpuz ve benzerleri nin çiçekten sonraki olgunlaşmamış hali.
MAHYACI
Mahya yapan kimse. Kiremit aktarıcısı.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
HORASAN
Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir harç türü. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
ANKIT
Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt.
KONYAK
İspirto derecesi yüksek, özel kokulu, kiremit renginde bir içki türü, kanyak.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
ANTİSEMİTİST
Antisemitizm yanlısı.
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta.
AKÇAY
Temiz ve berrak akan dere gibi olan kimse. Ağrı şehrinde, Cumaçay nahiyesine bağlı bir yer. Antalya şehrinde, Akçay nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Edremit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Bismil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun kenti, Piraziz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kars ili, Kağızman ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu kenti, İnebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin ilinde, Kocatepe bucağına bağlı bir yer. Sakarya şehrinde, Sapanca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun şehrinde, Terme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KİREMİTHANE
Kiremit yapılmış olan yer.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
YAHUDİ
Hz. Musa'nın dinine bağlı olan kimse, Musevi, semitik.
ANTİSEMİTİSTLİK
Antisemitist olma durumu.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
KELAYNAK
Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita).
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
KİREMİTÇİ
Kiremit yapan, satan veya döşeyen kimse.