Kelimeler arşivinde; içinde "elek" olan, toplam 431 tane kelime bulunuyor. İçerisinde elek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu elek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında elek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ELEKTRİKLENDİRMEK, ELEKTROMANYETİZMA, ELEKTROEJAKÜLATÖR, ELEKTRONEGATİFLİK, ELEKTROPOZİTİFLİK
ÇARKIFELEKGİLLER, ELEKTRİKLENDİRME, ELEKTROBİYOLOJİK, ELEKTROMETALÜRJİ, ELEKTRORADYOLOJİ, RADYOELEKTRİKSEL, TELEKOMÜNİKASYON, ELDELEKLİDEMİREL, ELDELEKLİORTAOBA, ELEKTROEPİLASYON, ELEKTROFOTOMETRE, ELEKTROMİYOGRAFİ, TERMOELEKTRİKLİK
ELEKTRİFİKASYON, ELEKTROBİYOLOJİ, ELEKTROMANYETİK, ELEKTROMIKNATIS, RADYOELEKTRONİK, ANJİYATELEKTAZİ, ELEKTRONİKÇİLİK, ELEKTROPORASYON, FOTOELEKTRİKLİK, ISILELEKTRİKLİK, IŞIKELEKTRİKSEL
BİYOELEKTRONİK, ELEKTRİKLENMEK, ELEKTRİKSİZLİK, ELEKTRODİNAMİK, ELEKTRODİYALİZ, ELEKTROMEKANİK, ELEKTRONEGATİF, ELEKTROPOZİTİF, ENTELEKTÜALİZM, ENTELEKTÜELLİK, ELEKTROKAPLAMA, ELEKTROŞİRURJİ, ELEKTROTROPİZM, POLİELEKTROLİT
ELEKTRİKLEMEK, ELEKTROSTATİK, ELEKTROTEKNİK, RADYOELEKTRİK, TELEKONFERANS, TERMOELEKTRİK, BÖĞELEKLENMEK, BÖVELEKLENMEK, BÜNELEKLENMEK, BÜVELEKLENMEK, DÜMBELEKÇİLİK, ELEKTRİKÇİLİK, ELEKTRİKLENME, ELEKTRİKÖLÇER, ELEKTROANALİZ, HİDROELEKTRİK, İZOELEKTRONİK, MİKROELEKTROT
BİYOELEKTRİK, ELEKTRİKLEME, ELEKTROGİTAR, ELEKTROKİMYA, ELEKTROMETRE, ELEKTROMOBİL, ELEKTROMOTOR, ELEKTRONİKÇİ, FOTOELEKTRİK, ELEKTROFOREZ, ELEKTROKOTER, ELEKTRONVOLT, ELEKTROOZMOZ, ELEKTROTAKSİ, FOTOELEKTRON, IŞIKELEKTRİK, IŞIKELEKTRON, IŞILELEKTRİK, KORSEKOPELEK, MELEKŞESOLAK, MENDİLİMELEK, TRAKELEKTOMİ, TÜLÜDÖMBELEK
ELEKTRİKSİZ, ELEKTROSKOP, ENTELEKTÜEL, TELEKSÇİLİK, YELEKLENMEK, DİNGELEKLİK, DÖZDÖMBELEK, ELEKTRİKUCU, ELEKTRONLAR, ELEKTROPLAK, İMAMMESELEK, MELEKŞEORUÇ, MELEKTOPRAK, SELEKTİNLER, ŞELEKLENMEK
CİVELEKLİK, ÇARKIFELEK, ELEKTRİKÇİ, ELEKTRİKLİ, ELEKTROFİL, ELEKTROFON, ELEKTROJEN, ELEKTROLİT, ELEKTROLİZ, ELEKTRONİK, ELEKTROSAZ, ELEKTROŞOK, SELEKSİYON, TELEKİNEZİ, YELEKLEMEK, YELEKLENME, ATELEKTAZİ, BELEKÇAHAN, BELEKLEMEK, BELLİBELEK, BÜVELEKLER, ÇARHIFELEK, DÖMBELEKÇİ, DÜMBELEKÇİ, ELEKTROSİT, GÖCENGELEK, GÜSGÜDELEK, HELEKLEMEK, KUŞLUYELEK, MERCİMELEK, Devamını Oku »»
ÇÖKELEKLİ, ELEKÇİLİK, ENTELEKYA, FELEKİYAT, YELEKLEME, BÜNELEKLİ, EFELEKOTU, EKŞİMELEK, ELEKLEMEK, ELEKTİRİK, ENDELEKCİ, EŞKİMELEK, FIRTKELEK, HÖKELEKLİ, İSKELEKÖY, KESELEKGE, KESELEKKE, KURUTELEK, SELEKUTLU, YİYELEKÇİ, YÖRÜYELEK
DÜMBELEK, ELEKTRİK, ELEKTRON, ELEKTROT, ENTELEKT, FELFELEK, KELEKLİK, SELEKLİK, SELEKTÖR, TELEKART, TELEKSÇİ, ALAMELEK, ALEVELEK, ALİVELEK, BELEKERE, BELEKLER, BEYMELEK, BÜRÇELEK, BÜZDELEK, BÜZMELEK, CETTELEK, CÖNBELEK, ÇENTELEK, DEDDELEK, DEKDELEK, DEMBELEK, DEPŞELEK, DİNGELEK, DÖMBELEK, DÖNBELEK, Devamını Oku »»
CİVELEK, ÇÖKELEK, ELEKLİK, ERFELEK, GÖBELEK, MAMELEK, TELEKIZ, YELEKEN, YEPELEK, AKMELEK, ARDELEK, AYMELEK, BELEKİM, BELEKLİ, BİGELEK, BÖDELEK, BÖGELEK, BÖĞELEK, BÖKELEK, BÖVELEK, BUĞELEK, BUNELEK, BUVELEK, BÜGELEK, BÜNELEK, BÜVELEK, BÜYELEK, BÜZELEK, CEBELEK, CİBELEK, Devamını Oku »»
EFELEK, ELEKÇİ, EŞELEK, MELEKE, TELEKE, TELEKS, ABELEK, BELEKE, ELEKET, EMELEK, EPELEK, ESELEK, EVELEK, FELEKE, HELEKE, İPELEK, İŞELEK, ÖBELEK, ÖCELEK, ÖDELEK, ÖFELEK, ÖSELEK, ÖŞELEK, ÖVELEK, SELEKS, ÜFELEK, ÜTELEK
BELEK, ÇELEK, FELEK, KELEK, MELEK, SELEK, TELEK, YELEK, CELEK, DELEK, GELEK, LELEK, PELEK, ŞELEK
ELEK
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.
ELEKTRİKLENDİRME
Elektriklendirmek işi.
ELEKTROMETALÜRJİ
Metalürji ürünlerinin elde edilmesinde ve arıtılmasında termik elektriğin ısı ve elektroliz özelliklerinin kullanılması. Elektrikle ısıtma olaylarından yararlanılarak yapılmış olan ve madenlere uygulanan termik işlemlerin hepsi.
ELDELEKLİDEMİREL
Kırşehir şehri, Akpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ELEKTROBİYOLOJİK
Elektrobiyoloji ile ilgili.
ELEKTRONEGATİFLİK
Elementlerin, katıldıkları kimyasal bağdaki elektronlara sahip olma eğilimlerinin bağıl ölçüsü. Genel olarak, periyodik sistemin sağ üst kısmında yer alan elementlerin elektronegatiflikleri yüksektir En elektronegatif element olan Florun elektronegatifliği itibari olarak 4,00 kabul edilmiş ve diğer elementlerin elektronegatiflikleri buna göre sıraya dizilmişlerdir.
ELEKTRİKLENDİRMEK
Bir yere elektrik sağlamak. Sinirli ve gergin bir duruma yol açmak.
RADYOELEKTRİKSEL
Radyoelektriğe ilişkin.
ELEKTROPOZİTİFLİK
Bir elementin elektron verip katyon oluşturma eğilimi. Alkali ve toprak alkali metaller elektropozitiftir.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.
ELDELEKLİORTAOBA
Kırşehir ilinde, Akpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ELEKTROEPİLASYON
Tirişiazis, diştiazis ve ektopik silya gibi göz kapağında görülen fazla ve zararlı kirpiklerin kıl folükülleri içine girilip elektirik akımıyla yakılarak uzaklaştırılması.
ÇARKIFELEKGİLLER
Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası.
ELEKTROEJAKÜLATÖR
Spermanın elektrik akımı kullanarak ejakülasyonunu sağlayan alet.
ELEKTROMANYETİZMA
Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü. Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme.
TELEKOMÜNİKASYON
Haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik vb. elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması, uz iletişim.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANYON
Negatif elektrikle yüklü iyon, eksin.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
AMPER
Elektrik akımında şiddet birimi.
ASANSÖR
İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.
ANLIKÇILIK
Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
ARŞE
Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.