İçinde BİRA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bira" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bira bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bira ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bira olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KAYINBİRADERLİK

13 harfli kelimeler

BİRAHANECİLİK

12 harfli kelimeler

BEŞİBİRARADA, KIZMABİRADER, KAYINBİRADER

10 harfli kelimeler

BİRADERLİK, BİRAHANECİ, ONBİRAYLIK

9 harfli kelimeler

BİRACILIK, ASBİRATOR

8 harfli kelimeler

ÖRÜBİRAN, BİRAHMAK, BİRAZDAN, BİRAZCIK, BİRAHANE

7 harfli kelimeler

BİRAKAÇ, KEBİRAM, BİRANTI, BİRAKMA, İĞBİRAR, BİRADER, BİRABAR, AZBİRAZ, BİRALIK

6 harfli kelimeler

BİRACI, BİRANT, İBİRAM, MABİRA

5 harfli kelimeler

BİRAN, BİRAY, BİRAZ

4 harfli kelimeler

BİRA

Bazı kelimelerin anlamları

BİRA

Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.

ASBİRATOR

Fransızca kökenli aspirateur: aspiratör; pervane.

BİRAHANECİ

Birahane işleten kimse.

BİRAHANE

Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer.

ONBİRAYLIK

Çuha çiçeği.

BİRAHANECİLİK

Birahanecinin yaptığı iş.

KAYINBİRADER

Kayın (II).

BİRACILIK

Biracının yaptığı iş.

ÖRÜBİRAN

Çırılçıplak.

KIZMABİRADER

Zarla oynanan, karelerde taş yürütüp çeşitli engellerle dolu karelerden oluşan yolu bir an önce bitirmeye dayanan bir oyun türü.

BEŞİBİRARADA

Beşibirlik.

BİRAZCIK

Pek az, çok az. (bira'zcık) Kısa bir süre.

KAYINBİRADERLİK

Kayınbirader olma durumu.

BİRADERLİK

Birader olma durumu.

BİRAHMAK

Bırakmak.

BİRAZDAN

Az sonra.

  -   -   -  

Anlamında BİRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİRACI

Bira yapıp satan kimse. Çok bira içen kimse.

BİRALIK

Bira yapmakta kullanılan.

BOZUKÇA

Biraz bozuk, bozuk gibi.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

BİTTER

Bir tür acı bira. Bir tür ardıç rakısı. Acı çikolata.

AZICIK

Çok az, biraz. (azı'cık) Kısa bir süre.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

BERENARI

Şöyle böyle, az çok, biraz, oldukça.

ARJANTİN

Büyük bira bardağı.

ARALATMAK

Aralık duruma getirtmek, biraz açtırmak.

BÖRTÜK

Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan.

ARPA

Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

ARALANMAK

Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ANSİKLOPEDİK

Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.