İçinde BİRİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "biri" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde biri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu biri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında biri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BİRİKİMCİLİK, BİRİKEBİLMEK, BİRİNCİAFŞAR, BİRİKİVERMEK

11 harfli kelimeler

BİRİKEBİLME, FOTOBİRİKME, BİRİKİVERME, BİRİKTİRMEK

10 harfli kelimeler

LABİRİNTUS, BİRİCİKLİK, BİRİNCİLİK, BİRİKİMLİK, BİRİNCASIF, BİRİKTİRİM, YAĞBİRİKİM, BİRİKİŞMEK, BİRİKTİRME

9 harfli kelimeler

BİRİKİŞME, BİRİKİMCİ, BİRİMKARE, BİRİKİNTİ, BİRİĞİNTİ, BİRİGİNTİ

8 harfli kelimeler

CILBİRİK, FABİRİHA, CİLBİRİM, BİRİKGİN, ENGİBİRİ, GÖKBİRİK, GÜMBİRİK, BİRİBİRİ, ARABİRİM, BİRİMKÜP, BİRİKMEK, BİRİNCİL, BİRİLERİ

7 harfli kelimeler

BİRBİRİ, BİRİCİK, BİRİKİM, BİRİKİŞ, CİBİRİK, BİRİKME, BİRİNCİ, HİÇBİRİ, BİRİKEÇ, ASBİRİN, BİRİDİN

6 harfli kelimeler

İBİRİM, İBİRİK, BİRİCE, ELBİRİ, BİRİKE, ABİRİZ, BİRİSİ

5 harfli kelimeler

BİRİK, BİRİM

4 harfli kelimeler

BİRİ

Bazı kelimelerin anlamları

BİRİ

Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

BİRİKİMLİK

Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme.

BİRİNCİLİK

Birinci olma durumu. Şampiyonluk için yapılmış olan yarışmalar.

BİRİKEBİLME

Birikebilmek işi.

YAĞBİRİKİM

Daha çok Buşman, Hotanto ve Zulu kadınlarında görülen, kalçaların arkada yağ toplaması sonucu belin içbükey bir durum alışıyla ilgili gövdesel özellik.

BİRİKİMCİLİK

Birikimci olma durumu.

BİRİNCİAFŞAR

Bolu şehrinde, Gerede belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BİRİCİKLİK

Biricik olma durumu. Her birey ya da gözlem biriminin, kendi örgütlenmesi içinde geliştirdiği özgül nitelikler bütünü.

FOTOBİRİKME

Gaz halindeki monomerin U.V ışığa maruz bırakıldığında temas halinde bulunduğu yüzey ile tepkime vererek yüzey üzerinde ince bir polimer filmi oluşturması.

LABİRİNTUS

Karışık yol, dolambaçlı.

BİRİKTİRMEK

Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

BİRİKEBİLMEK

Birikme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BİRİKİVERME

Birikivermek işi.

BİRİNCASIF

Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan bir bitki.

BİRİKTİRİM

Biriktirme işi.

BİRİKİVERMEK

Çabucak birikmek.

  -   -   -  

Anlamında BİRİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADIYAMAN

Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

ACIPAYAM

Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

ADANA

Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ABANA

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

ACIGÖL

Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.

ADAPAZARI

Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ADALAR

İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

ADAŞ

Adları aynı olanlardan her biri.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACEMAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.