BİRA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bira" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. bira ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bira ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bira olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BİRAHANECİLİK

10 harfli kelimeler

BİRADERLİK, BİRAHANECİ

9 harfli kelimeler

BİRACILIK

8 harfli kelimeler

BİRAZDAN, BİRAZCIK, BİRAHANE, BİRAHMAK

7 harfli kelimeler

BİRAKAÇ, BİRANTI, BİRALIK, BİRAKMA, BİRADER, BİRABAR

6 harfli kelimeler

BİRANT, BİRACI

5 harfli kelimeler

BİRAN, BİRAY, BİRAZ

4 harfli kelimeler

BİRA

Bazı kelimelerin anlamları

BİRA

Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.

BİRADER

Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.

BİRAZDAN

Az sonra.

BİRABAR

Beraber.

BİRADERLİK

Birader olma durumu.

BİRAKMA

Külbastı.

BİRACILIK

Biracının yaptığı iş.

BİRAHANE

Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer.

BİRAKAÇ

Beş, altı litre oylumunda kova, bakraç.

BİRANT

"Ant iç, yemin et" anlamında kullanılan bir isim".

BİRAHANECİ

Birahane işleten kimse.

BİRAHMAK

Bırakmak.

BİRAHANECİLİK

Birahanecinin yaptığı iş.

BİRAZCIK

Pek az, çok az. (bira'zcık) Kısa bir süre.

BİRALIK

Bira yapmakta kullanılan.

BİRANTI

Yetim, kimsesiz.

  -   -   -  

Anlamında BİRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

BOZUKÇA

Biraz bozuk, bozuk gibi.

ARALANMAK

Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.

BÖRTÜK

Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

ARPA

Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

BİTTER

Bir tür acı bira. Bir tür ardıç rakısı. Acı çikolata.

BİRACI

Bira yapıp satan kimse. Çok bira içen kimse.

ARJANTİN

Büyük bira bardağı.

BU

Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ANSİKLOPEDİK

Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).

BERENARI

Şöyle böyle, az çok, biraz, oldukça.

ARALATMAK

Aralık duruma getirtmek, biraz açtırmak.

AZICIK

Çok az, biraz. (azı'cık) Kısa bir süre.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.