Kelimeler arşivinde; içinde "ayağ" olan, toplam 66 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ayağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ayağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ayağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARAYAĞCIHACILAR
BAYAĞILAŞTIRMAK
BAYAĞILAŞTIRMA, KAZAYAĞIGİLLER
BAYAĞILAŞMAK, KARINCAAYAĞI
TAVŞANAYAĞI, LEYLEKAYAĞI, BAYAĞILAYIN, KELLEDAYAĞI, BAYAĞILAŞMA, KEKLİKAYAĞI
TABAKAYAĞI, BABAYAĞMUR, SARAYAĞASI, AYAĞIBÜYÜK, DUVARAYAĞI, EŞŞEKAYAĞI, HAMAMAYAĞI, HOROZAYAĞI, TURNAAYAĞI, TAVUKAYAĞI, DOMUZAYAĞI, KAYAĞANTAŞ, KAYAĞANLIK
KARAYAĞCI, EŞEKAYAĞI, BASBAYAĞI, KEÇİAYAĞI, KARAYAĞIZ, BAYAĞILIK, DANAAYAĞI, KEDİAYAĞI, KURTAYAĞI, SAZKAYAĞI
ÇAYAĞACI, KUŞAYAĞI, KOZAYAĞI, KIRHAYAĞ, KELAYAĞI, KAYAYAĞI, KAYAĞINA, KAZAYAĞI, SACAYAĞI, BAYAĞDAN, GÖLAYAĞI, GAZAYAĞİ, GAZAYAĞI, GARAYAĞI, AYAĞALTI, AYAĞDONU, SAÇAYAĞI, BAYAĞICA
KAYAĞAN, AYAĞCAĞ, ÇAYAĞZI, BAYAĞIL
SAYAĞI, TAYAĞA, BAYAĞA, AYAĞUÇ, AYAĞAN, BAYAĞI
BAYAĞ, AYAĞA
AYAĞ
AYAĞ
Lâkap. Ayak. Rüşvet. Kadeh. Tas, çanak. Basamak.
BAYAĞILAŞTIRMAK
Bayağılaşmasına sebep olmak, sıradanlaştırmak.
TAVŞANAYAĞI
Demir yollarında iki rayın kesişme noktasında bulunan parçalardan her biri.
KAZAYAĞIGİLLER
Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli, çiçekleri ışınsal simetrili, taç yaprakları olmayan, ovaryumları genellikle üst nadiren alt durumlu, meyveleri etli yapı ile çevrilmiş fındıksı ya da kapsül tipte, genellikle tuzlu topraklarda yetişen, ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.
TABAKAYAĞI
Bir çeşit ayakkabı.
BAYAĞILAYIN
Eskisi gibi.
BABAYAĞMUR
Yozgat şehrinde, Sarıkaya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SARAYAĞASI
İçağalardan biri olup, saraylarda oturanlara hizmet etmek ve sarayları korumakla görevli kişi.
KARAYAĞCIHACILAR
Manisa kenti, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARINCAAYAĞI
İnce kıyılmış tütün.
BAYAĞILAŞTIRMA
Bayağılaştırmak işi, sıradanlaştırma.
KELLEDAYAĞI
Ütüleme sırasında kelleyi düzgün tutmağa yarayan sivri uçlu demir. (Senirkent Isparta).
BAYAĞILAŞMAK
Bayağı bir durum almak, bayağı bir duruma girmek, sıradanlaşmak.
BAYAĞILAŞMA
Bayağılaşmak durumu, sıradanlaşma.
LEYLEKAYAĞI
Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi.
KEKLİKAYAĞI
Bir halı motifi. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AMİYANE
Kibarca olmayan, bayağı. Sıradan.
BAĞDALAMAK
Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.
ALELADELİK
Alelade olma durumu. Bayağılık.
AYAKSIZ
Ayağı olmayan.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.
ASALET
Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.
ALELADE
Her zaman görülen, olağan. Bayağı.
ALABACAK
Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
AĞIM
Ayağın üstündeki tümsek yer.
AYAKLI
Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
ADİLEŞMEK
Adi bir duruma girmek, bayağılaşmak.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ARDUVAZ
Kayağan taş.