AYAĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ayağ" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ayağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ayağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AYAĞ

Lâkap. Ayak. Rüşvet. Kadeh. Tas, çanak. Basamak.

AYAĞDONU

Don, kilot.

AYAĞCAĞ

Merdiven.

AYAĞIBÜYÜK

Çorum şehri, Sungurlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AYAĞUÇ

Ayak ucu, son taraf, aşağı taraf.

AYAĞA

Ağabey. Ağabey anlamında seslenme ünlemi.

AYAĞALTI

Ayak altı, ortalık yer. Ayakaltı, orta yer.

AYAĞAN

Biçilmesi sona bırakılan zayıf ekin.

  -   -   -  

Anlamında AYAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

ADİLİK

Bayağılık, düşüklük, aşağılık.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

ARDUVAZ

Kayağan taş.

ALABACAK

Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).

AYAKTA

Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

AYAKLI

Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.

ALELADE

Her zaman görülen, olağan. Bayağı.

AYAKSIZ

Ayağı olmayan.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

ALELADELİK

Alelade olma durumu. Bayağılık.

AŞAĞI

Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

ADİLEŞMEK

Adi bir duruma girmek, bayağılaşmak.

AĞIM

Ayağın üstündeki tümsek yer.

AMİYANE

Kibarca olmayan, bayağı. Sıradan.