Kelimeler arşivinde; içinde "ate" olan, toplam 282 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ate bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ate ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ate olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HIRKATEPESİDELİK
ANJİYATELEKTAZİ, HİPOKRATERİFORM
MATEMATİKÇİLİK, ATEROSKLEROZİS, ATEŞLENEBİLMEK, ATEŞLEYEBİLMEK, ATEŞLEYİVERMEK, HİPERFOSFATEMİ, KATEKOLAMİNLER, KATETERİZASYON, LATEROFLEKSİYO, PANKREATEKTOMİ, SİKLODİYATERMİ
ATEŞLENDİRMEK, ATEŞLEYİCİLİK, ATEŞPERESTLİK, ATEŞBÖCEKLERİ, ATEŞLENEBİLME, ATEŞLEYEBİLME, ATEŞLEYİVERME, HİPOFOSFATEMİ, KÜÇÜKBOĞATEPE, LATEROVERSİYO, OYMATESTERESİ, PARATERAPOTİK, PROSTATEKTOMİ
ATEŞLENDİRME, MATEMATİKSEL, MATEMATİSYEN, PERİPATETİZM, ATELOPROZOPİ, ATEROEMBOLUS, ATEROMATOZİS, ATEROSKLEROZ, İZOBİLATERAL, KATEDEBİLMEK, KIZILCATERZİ, KOLLATERALİS, MİKROSATELİT, PATATESÇİLİK, PATELLEKTOMİ, PERİPATETİST, SATELLİTOZİS, SLATEHİNDİSİ
BATERİSTLİK, GUATEMALALI, KARATECİLİK, MATEMATİKÇİ, MATERYALİST, MATERYALİZM, AROMATERAPİ, ALATENGİREK, BİLATERALİS, BOZKOCATEPE, COMPENSATED, EVLİYATEKKE, HEPATEKTOMİ, KATEDEBİLME, KATEKOLAMİN, KATEPSİNLER, KATETOMETRE, KERATEKTAZİ, MATERNALİZM, MAYATEKNESİ, MONOLATERAL, OVATEKKEÖNÜ, PATATESİMSİ, PATERNALİST, PATERNALİZM, PİREKATEŞİN, SATELLİTİZM, TAHTATERLİK, YAYLATEPESİ, YUMURTATEPE
ALFATERAPİ, ATEŞLENMEK, ATEŞLETMEK, ATEŞLEYİCİ, ATEŞPEREST, FİLATELİST, MUVAKKATEN, ATELEKTAZİ, ATEŞBÖCEĞİ, ATEŞKÜREĞİ, ATEŞSİZLİK, ÇARPMATELİ, HALMATEKİN, KARACATEPE, KARATEKELİ, KATEGORİZE, OPALİNATEA, PATENCİLİK, PATENTLEME, PULATERİNA, SPERMATEKA, STRATEJİST, UNİLATERAL
ATEŞÇİLİK, ATEŞLEMEK, ATEŞLENME, ATEŞLETME, ATEŞLİLİK, HAKİKATEN, HÜLASATEN, İHTİYATEN, KATEGORİK, KREPSATEN, MATEMATİK, PATATESLİ, SARAHATEN, SİNEMATEK, STRATEJİK, AKÇATEKİR, ALACATENE, ATEŞLENİŞ, ATEŞYUVAR, BACKPLATE, BAKLATEPE, BİLATERAL, BOĞATEKİN, BOZCATEPE, DİYATERMİ, DİYATEZİS, DURAMATER, FIRKATEYN, FİRKATEYN, FOSFATEMİ, Devamını Oku »»
ATEŞLEME, BATERİST, FITRATEN, FİLATELİ, HASSATEN, HİLKATEN, KARATECİ, KATEDRAL, KATEGORİ, KATETMEK, LATEKSLİ, MANDATER, MATERYAL, POLATELİ, SANATEVİ, STRATEJİ, AKATEKSİ, AKÇATEPE, ALACATEK, ALTIATEŞ, APATETİK, ARPATEPE, ATEROZİS, ATEŞPARE, BOĞATEPE, GONCATER, KABATEPE, KARATEKE, KARATEPE, KATEPSİN, Devamını Oku »»
ATERİNA, ATEŞBAZ, ATEŞKES, ATEŞLİK, DEFATEN, DOMATES, KATETME, LATERİT, LATERNA, MATEMLİ, METATEZ, PATATES, PATENCİ, PATETİK, ADATEPE, ALATENE, ALATEPE, ALKATEN, ALTATEŞ, ATEBRİN, ATEŞGÖZ, ATEŞLİM, ATEŞLUK, ATEŞSİZ, DAMATES, DUATEPE, EMBATES, FİRKATE, HATEKİN, KATETER, Devamını Oku »»
ALATEN, ATEİST, ATEİZM, ATEŞÇİ, ATEŞİN, ATEŞLİ, BATERİ, KARATE, KRATER, LATEKS, PATENT, ASATEK, ATELYA, ATEROM, DİLATE, DOMATE, FATEHE, HATEMİ, LATENT, PATELE, TOMATE
İBATE, MATEM, PATEN, SATEN, ZATEN, ANATE, ATENT, FATEY, GATER, HATEM, HATEŞ, KATER, KATET, PATEL
ATEH, ATEŞ, RATE, ATEL, HATE, PATE
ATE
ATE
Tanrıtanımaz.
HIRKATEPESİDELİK
Nevşehir şehri, Hacıbektaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KATETERİZASYON
Bir kateterin uygulanması. Doğal vücut deliklerinden uygun bir kateterle sıvı alınması veya verilmesi.
HİPERFOSFATEMİ
Kanda fosfatın aşırı miktarda bulunması. Kanda fosfatın aşırı miktarda yükselmesi.
LATEROFLEKSİYO
Döl yatağının yanlara dirseklenmesi.
ATEŞLENDİRMEK
Coşturmak, kışkırtmak, şiddetlendirmek.
ATEŞLENEBİLMEK
Ateşlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ATEROSKLEROZİS
Büyük ve orta boyuttaki atardamar duvarlarının iç yüzeyinde gelişen, ateromatoz plaklar adı verilen kolesterol kristalleri ve hücrelerden oluşan nekrotik kitlelerle belirgin bir hastalık, ateromatoz plak, ateroskleroz. Bu plaklar kan pıhtılaşmasını kolaylaştırarak trombüs ve emboli oluşmasına yol açar, atardamarlarda kan akımı engellenir.
ATEŞLEYİVERMEK
Çabucak ateşlemek.
HİPOKRATERİFORM
İnce ve uzun olan korolla tüpünün aniden genişleyip açılarak korolla loblarının düz ve yatay bir şekil almaları.
ATEŞLEYEBİLMEK
Ateşleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİKLODİYATERMİ
Glakom olgularında diatermik akımla çalışan elektrotun skleradan korpus siliareye kadar sokularak korpus siliarede sekresyon oluşturan hücrelerde yıkımlama yapmak suretiyle, göz içi sıvısının oluşumununun önemli oranda azaltılması.
KATEKOLAMİNLER
Adrenerjik agonistler.
PANKREATEKTOMİ
Pankreas bezinin ameliyatla çıkarılması.
MATEMATİKÇİLİK
Matematikçi olma durumu.
ANJİYATELEKTAZİ
Küçük çaplı atardamarların ve toplardamarların genişlemesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ARİSTOTELESÇİ
Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AMALİERBAA
Matematikte dört işlem.
ARİTMETİK
Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AMYANT
Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ASONANS
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ARKEBÜZ
XV. yüzyılda Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah.
ARPACIK
Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.
ATEŞBAZ
Ateşle hüner gösteren oyuncu. Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse.
ASPİRİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.