İçinde AKOR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akor" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞMAK

13 harfli kelimeler

BAŞAKORTÇULUK, AKORTSUZLAŞMA

11 harfli kelimeler

PARAKORTEKS, ARAKORUNCAK, AKORDİYONCU, AKORTSUZLUK, AKORTLANMAK, AKORTLATMAK, KIZILCAKORU

10 harfli kelimeler

AKORTÇULUK, BAŞAKORTÇU, AKORTLATMA, AKORTLANMA, AKORTLAMAK, AKORDEONCU

9 harfli kelimeler

AKORTLAMA, ORTAKORAN, AKORDİYON, AKORDEDER

8 harfli kelimeler

KOCAKORU, KORBAKOR, KARAKORA, AKORDEON, ALAKORUK, AKORTSUZ

7 harfli kelimeler

AKORLUK, SADAKOR, AKORTLU, KORAKOR, AKORTÇU

5 harfli kelimeler

RAKOR, AKORT, ZAKOR

4 harfli kelimeler

AKOR

Bazı kelimelerin anlamları

AKOR

Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.

AKORTSUZLAŞMAK

Akordu bozulmak.

BAŞAKORTÇULUK

Başakortçunun yaptığı iş.

AKORDİYONCU

Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

AKORTLATMAK

Akortlama işini yaptırmak.

AKORTSUZLAŞTIRMA

Akortsuzlaştırmak işi.

AKORTÇULUK

Akortçunun yaptığı iş.

ARAKORUNCAK

Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer.

BAŞAKORTÇU

Müzik aletlerini akort edenlerin başı.

PARAKORTEKS

Lenf yumrusunda timüs kökenli lenfositlerin bulunduğu bölüm.

AKORTSUZLAŞMA

Akortsuzlaşmak durumu.

AKORTLANMAK

Akortlama işi yapılmak.

KIZILCAKORU

Samsun kenti, Vezirköprü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

AKORTLATMA

Akortlatmak işi.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

  -   -   -  

Anlamında AKOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİNÖR

Daha küçük. Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan. Küçük önerme.

PİYANOCU

Piyanoyu akort eden veya onaran kimse.

AKORTSUZ

Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.

RAKAMLAMAK

Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AKORTLAMAK

Akort etmek.

AKORTLU

Akordu olan, akort edilmiş.

ARPEJ

Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.

KSİLOFON

Değişik sayıda akortlu tahta veya metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı.

AHENGEÇ

Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.

DÜZENLEMEK

Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.

AKORDEONCU

Akordiyoncu.

AKORTLAMA

Akortlamak işi.

AKORTLANMA

Akortlanmak işi.

MAJÖR

Büyük, önemli. Bir makam, bir akort veya bir aralığın oluşma biçimi. Büyük önerme.

AKORDEDER

Bir çalgının verdiği seslerin frekanslarını ölçerek onu akortlamaya yardım eden aygıt.

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

ARMONİKA

Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.

ALAKORUK

Yarı olmuş üzüm: Üzümlerin yenecek yeri yok, hepsi alakoruk.

AKORDEON

Akordiyon.