Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iyem" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iyem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında iyem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iyem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BÖRTLİYEM
AMPİYEM, EMPİYEM
DİYEM, SİYEM
İYEM
İYEM
Güzellik.
SİYEM
Başparmakla gösterme parmağı arasındaki uzaklık (el gergin durumdayken).
AMPİYEM
Vücut boşluklarına, özellikle göğüs boşluğuna irin içeren sıvı birikmesi.
BÖRTLİYEM
Böğürtlen.
EMPİYEM
Seröz boşluklar, sinüsler ve bağırsak, beyin ventrikülleri, safra kesesi, döl yatağı gibi doğal boşluklu organlarda irin toplanması veya birikimi.
DİYEM
Bir dizeyi, bir koşayı, bir konuyu yazıldığı sözcükleriyle değil; kavrandığı gibi kısaca anlatma.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAZİYE
Toprak, arazi. Alan, tarla, bahçe: Yimi dölüm arâziyem vâ. Arazi.
MELİODOZİS
Öncelikle kemiricilerde, daha az olarak da at, sığır, koyun, keçi, domuz, köpek, kedi ve insanlarda Pseudomonas pseudomallei (Malleomyces pseudomallei, Malleomyces whitmori) tarafından oluşturulan piyemi ve sonrasında birçok organda ortası kazeifiye granülomların, apseleşmelerin, akciğer ve eklemlerde yangılarının oluşumuyla belirgin hastalık, yalancı ruam, Whitmore hastalığı.
BAKTEREMİ
Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin dolaşım sistemine geçmesiyle oluşan ateş ve titremenin eşlik ettiği klinik tablo, bakteriyemi.
HİYOVERTEBROTOMİ
Atlarda hava keselerinin empiyemi, konkrementleri, tympanitis ve tümoral olgularında hava keselerinin (saccus aeropharus) operatif yöntemle açılması.
BUDUNBİLİM
Özellikle ilkel diye nitelenen budunların, ama son otuz kırk yıldan beri ilkel diyemeyeceğimiz toplumların özdeksel ve tinsel kültür öğelerini dizgeli bir biçimde açıklayan; türlü kültürler arasında karşılaştırmalar yapan, insanlığın kültür tarihini açıklamaya çalışan, kültürel göçleri ve kültürün genel gelişme yasalarını araştıran bilim. İnsanı konu edinen, özellikle ilkel toplumları ve onların özdeksel ve tinsel kültür değerlerini inceleyen, kültürler arası ilişkiler üzerinde düzenli araştırmalar yapan ve kültürün genel gelişme yasalarını saptamaya çalışan bilim. Kültürleri bütün boyutları içinde saptayarak bunların kaynak, gelişim, değişim ve tüm öteki sorunlarını birtakım sonuç, kural ya da yasaların yardımıyla çözmeğe çalışan bilim dalı. bk. halkbilim. Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı.
PİYEMİK
Piyemiyle ilgili olan. Piyemi gösteren.
POLİARTRİTİS
Birden fazla eklemin birlikte yangısı. Göbek kordonu enfeksiyonu, bakteriyemi ve eklem gelişiminin tamamlanmamış olması gibi nedenlerle ve daha çok genç hayvanlarda görülür.
TIKANMAK
Tıkama işine konu olmak. Soluk alamamak, soluğu kesilmek. İştahı kalmayıp yemek yiyememek.
TEMCİMAN
Her şeyi tam, konforlu : Temcimansız yemek yiyemem.
GİRCİN
Bir parçacık: Ata bir gircin ot verdi. Hayvanın yiyemediği kalın saman. Ekmek.
ANSINMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. İşleri oluruna bırakmak. Söz söylemek isterken söyliyememek, tutulup kalmak.
ERİKLEMEK
Çeşitli meyve ve çerez yiyip tıkanarak bir şey yiyemeyecek hale gelmek.
GEŞLİMİNE
Parasız, karşılıksız: Ali dayı tarlasını işliyemediğinden akrabasına geşlimine verdi.
STAFİLOKOKKOZİS
Kene piyemisi. Kanatlılarda stafilokokkozis.
YİYEMEMEK
Yiyememek.
UMSUNUK
Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı. Canı isteyip yiyemiyen kimse.
SUKAÇIĞI
1.Bityeniği, kuşku verici bir durum : Onun soyunda bir sukaçığı var ama, bilinemez, insan bir şey diyemez ki. 2.Kötüye kullanma : Bu işte sukaçığı olmasın.
PSÖDOTÜBERKÜLOZ
Yersinia pseudotuberculosis'in, mezenteriyal lenf yumrularında, akciğerlerde, dalak ve karaciğerde oluşturduğu peynirleşme nekrozu ve embolik apselerle, toksemi, ateş ve yüksek ölüm oranıyla belirgin evcil türlerde, laboratuvar ve hayvanat bahçesi hayvanlarında tek tük olgular hâlinde görülen bakteri enfeksiyonu, yersiniozis. Koyunlarda piyemik karaciğer yangısı olarak da adlandırılır.
KINIKMAK
Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.