Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ito" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ito ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ito olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ito olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEPOZİTO
NEGRİTO
NORİTO
FİTO
İTO
İTO
Manda yavrusu derisinden yapılan sofra altı. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
FİTO
Yunanca bitki anlamına gelen ön ek.
NORİTO
(Japonca) Eski Japon edebiyatında, âyinlerde kullanılan ilkel nesir.
DEPOZİTO
Güvence akçesi. Kabıyla birlikte satılan bir malın kabı için alınan ve kap geri getirildiğinde alıcıya verilen para.
NEGRİTO
Güneydoğu Asya'da ve Malenezya'da yaşayan; çok kısa boy, karadan çukulata rengine varan koyu kahverengi deri, kıvırcık saç gibi özelliklerle ıralanan ve kara ırka giren ırk dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde İTO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EROS
Ruhsal çözümleme açısından cinsel eğilimler ve bundan doğan isteklerin tümü. Yunan mitolojisinde aşk tanrısının adı.
MİTOLOJİK
Mitoloji ile ilgili, mitolojiye ait.
GRANÜL
Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.
BIZIR
Kadınlık organının üst yanında cinsel zevk duyumu noktası olan bölüm, dılak, klitoris.
FİTOPATOLOJİK
Fitopatoloji ile ilgili.
RESİMSİ
Resmi andıran, resme benzeyen, resim gibi. Durumu ve görünüşü resim konusu olmaya değer (görünüş), pitoresk.
ANTİTOKSİK
Antitoksin.
MEZOZOM
Bakterinin üremesi sırasında bakteri zarından kıvrımlar yaparak meydana gelen mitokondri benzeri yapı.
LİR
Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı.
BÜĞLÜ
Küçük büğlü, soprano büğlü, alto büğlü, bariton büğlü olarak dört türü bulunan, bakırdan, perdeli veya pistonlu müzik araçlarının adı.
MÜHLİYE
Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, Yahudi ebegümeci (Corchorus olitorius).
MİT
Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. Efsaneleşen kavram veya kişi.
PROTOPLAZMA
Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.
LİTOGRAFYACI
Litografya işi ile uğraşan, litografya yapan kimse.
FANYOL
Bariton veya tenor ses veren, bakırdan yapılmış çalgı.
KAVRAM
Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.
NEKTAR
Meyvenin özü. Yunan mitolojisinde, içenleri ölümsüzlüğe kavuşturan tanrı içkisi. Bal özü.
ESATİR
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji.
ANTİTOKSİN
İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde, antitoksik.
OTOGRAFİ
Yağlı mürekkeple özel kâğıda çizilen şekillerin litografya tekniği ile taş üzerine yazılması.