Sonu İYA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iya" olan, toplam 95 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında iya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KONDRODİSTROFİYA

15 harfli kelimeler

SİRKUMFERENSİYA

14 harfli kelimeler

PROTUBERANSİYA

13 harfli kelimeler

GLOSSOTRİKİYA, İNTUMEZENSİYA, KONVERGENSİYA, KSANTOKROMİYA

12 harfli kelimeler

SOMNOLENSİYA, TRİKOBOTRİYA

11 harfli kelimeler

LÖKOTRİKİYA, MALASSEZİYA, PSÖDOLABİYA, SUBSTANSİYA, VİROLAKTİYA

10 harfli kelimeler

ATARAKSİYA, DİSMORFİYA, EMİNENSİYA, KARAEVLİYA, MAKROGLİYA, MİKROGLİYA, PARAMESİYA, SPORANGİYA

9 harfli kelimeler

ALASEVİYA, BALIMBİYA, BUMBURİYA, DİSTEGİYA, ERRANSİYA, ESPUNDİYA, MİYOGLİYA, PEPSİNİYA, RİKETSİYA, RODENSİYA, TAHTALİYA, VAKSİNİYA

8 harfli kelimeler

EKSERİYA, AKİSTİYA, ALEKSİYA, AMASTİYA, ANOKSİYA, ATRİKİYA, EHTERİYA, EKTOPİYA, FİMBRİYA, KOLANİYA, LÖKEMİYA, SİMELİYA, ZEKERİYA

7 harfli kelimeler

VARDİYA, AHANİYA, AMASİYA, ATOLİYA, KARDİYA, KATSİYA, MOLNİYA, TARLİYA, TURKİYA, URUBİYA, ZİLBİYA

6 harfli kelimeler

EVLİYA, BADİYA, BOZİYA, DOSİYA, EHTİYA, ENBİYA, EŞGİYA, EŞHİYA, GELİYA, HEKİYA, HERİYA, HUPİYA, KİNİYA, LOBİYA, MANİYA, NALİYA, SOMİYA, TOSİYA, TUTİYA, YOMİYA

5 harfli kelimeler

ARİYA, ANİYA, GLİYA, İLİYA

4 harfli kelimeler

DİYA, RİYA, SİYA, VİYA, ZİYA, CİYA, ÇİYA, GİYA, HİYA, KİYA, MİYA, NİYA

3 harfli kelimeler

İYA

Bazı kelimelerin anlamları

İYA

Kaburga kemiği.

SOMNOLENSİYA

Yarı uyku durumu, uyuşukluk.

SİRKUMFERENSİYA

Çevre, çember, bir şeyin etrafında dönme.

MALASSEZİYA

Köpek ve kedilerin derilerinde ve kulaklarında normal olarak bulunan ve derinin önemli bir fırsatçı patojeni olarak değerlendirilen bir grup lipofilik mantar. Malassezia pachydermatitis ve Malassezia canis türlerinden oluşur.

İNTUMEZENSİYA

Şişkinlik. Kalınlık.

KSANTOKROMİYA

Deri ve omurilik sıvısının sarımsı renkte boyanması, sararma veya deri sarılığı.

PROTUBERANSİYA

Tümsek, kabartı.

VİROLAKTİYA

Virüsün sütle saçılması.

GLOSSOTRİKİYA

Dilde yetersiz keratinleşme veya epitel hücrelerinin dökülmesi sonucu dil papillarının aşırı uzaması, tüylü dil.

KONDRODİSTROFİYA

Kıkırdağın normal dışı gelişimiyle belirgin bozukluk, kondrodistrofi.

PSÖDOLABİYA

Spirurata takımındaki birçok nematodun ağzının etrafında bilateral olarak bulunan dudaklar. Bu yapılar diğer nematodlarda bulunan dudaklarla homolog değildir ve yanak boşluğunun iç duvarından gelişir.

LÖKOTRİKİYA

Deri kıllarında pigmentleşmenin azalması, kıl beyazlığı veya beyazlaşması, poliozis. Köpeklerde Vogt-Koyanagi-Harada sendromunda, Çin aslanı ırkı köpeklerde tirozinaz yetmezliğin bağlı olarak ve kalıtsal olarak görülür.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

TRİKOBOTRİYA

Akarların öteki dokunaçlarının aksine, iç tarafı katı olan dokunma duyusuyla ilgili bir organ.

KONVERGENSİYA

Embriyolojik bir dokunun morfogenetik hareketleri oluşturarak birbirine yaklaşması ve dokuların benzer karakterlere dönüşmesi.

SUBSTANSİYA

Madde, cevher.

  -   -   -  

Anlamında İYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTAYİSTİK

Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

AMELİYATHANE

Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

ALENGİR

Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.

AMFİBOL

Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AMELİYATLI

Ameliyat edilmiş.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

AKBAŞ

Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

AKORTÇU

Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.