İSTEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "istek" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. istek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu istek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde istek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

İSTEKLENDİRİCİ, İSTEKLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

İSTEKLENDİRME

11 harfli kelimeler

İSTEKLENMEK, İSTEKSİZLİK

10 harfli kelimeler

İSTEKLENİŞ, İSTEKLENME, İSTEKSİZCE

8 harfli kelimeler

İSTEKSİZ

7 harfli kelimeler

İSTEKLİ

6 harfli kelimeler

İSTEKA

5 harfli kelimeler

İSTEK

Bazı kelimelerin anlamları

İSTEK

Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

İSTEKSİZCE

İstek göstermeden, isteksiz olarak.

İSTEKSİZLİK

İsteksiz olma durumu.

İSTEKLİ

Bir şeye karşı isteği olan.

İSTEKLENİŞ

İsteklenme işi.

İSTEKLENDİRİCİ

İstek uyandıran, teşvikkâr.

İSTEKLENDİRME

İsteklendirmek işi, teşvik, motivasyon.

İSTEKLENME

İsteklenmek işi.

İSTEKLENMEK

Bir şeye karşı istek duymak, heveslenmek.

İSTEKLENDİRMEK

Birinde bir şey yapma isteğini uyandırmak, özendirmek, teşvik etmek, motive etmek.

İSTEKSİZ

Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz. İsteksizce.

İSTEKA

Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç. İstika.

  -   -   -  

Anlamında İSTEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İSTEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOŞANDIRMAK

Boşanmasına yol açmak. Karı ile kocayı istekleri üzerine kanunlara uyarak ayırmak.

CANDAN

İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

ARANMAK

Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.

CEPHE

Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ARZU

İstek, dilek. Heves.

AZGINLAŞMAK

Azgın duruma gelmek. Cinsel istekleri aşırılaşmak.

ARZULU

İstekli, hevesli.

ARZULAMAK

İstek duymak, özlemek, istemek.

AÇLIK

Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.

COŞKU

Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

BİLARDO

Çuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun.

CEPHELEŞMEK

Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ATEŞLİ

Ateşi olan. Heyecanlı, coşkulu. Cinsel istekleri güçlü olan.

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.